Bugun...



ÇGD. "GERÇEKLERLE YALANLARIN KESKİNLEŞTİĞİ BİR DÖNEME GİRİYORUZ"
Tarih: 19-01-2020 20:07:20 + -


Çağdaş Gazeteciler Derneği üç aylık aralıklarla yayınladığı Medya Raporu'nun Ekim,Kasım,Aralık 2019 dönemi raporunu yayınladı. raporla ilgili yaptığı açıklama da Dernek yönetimi "Medya hiçbir provokasyona alet olmamalı!" dedi.

facebook-paylas
Tarih: 19-01-2020 20:07

ÇGD.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Mekezi Yönetim Kurulu tarafından medya raporuyla ilgili yapılan açıklama ve yayınladıkları Medya Raporu şöyle:

 

"Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak beş yıldır üçer aylık duyurduğumuz; 2019 yılının dördüncüsü, raporlar serimizin ise yirmincisiyle 2020 yılına giriyoruz. Basındaki hak ihlallerini, gazeteciliğin üzerine çöreklenen suçları, mesleğe ihanet boyutundaki manipülasyonları, meslektaşlarımıza yönelik sindirme politikalarını ve şiddeti artık Ankara şubemizin yanı sıra Bursa ve Antalya şubelerimizin katkılarıyla 2020 yılından itibaren aylık periyodlarla dikkatinize sunacağız.

 

2019 yılının bu son raporunda da ne yazık ki demokrasi için umut vadeden gelişmeleri not edemedik. Basın ve ifade özgürlüğü açısından önceki yılları aratan,daha karanlık, çok daha zorlu bir yıl geçirdik. İktidardan kaynaklı baskılar bu durumun birinci nedeniyken bir o kadar etkili ikinci neden de, geçmişte defalarca şahit olduğumuz üzere Türkiye’de medyanın olağanüstü dönemlerde meslek ilkelerini çiğnemekte bir dakika tereddüt etmemesi, hatta yok saymasıydı. Barış Pınarı Harekâtı döneminde işlenen gazetecilik suçları, hak ihlalleri ve manipülasyonlar, bu konuda adeta ders niteliğindeydi. Raporumuzun “İlke İhlalleri-Manipülasyonlar” başlıklı bölümünün içinde ayrıca işleme gereği duyduğumuz bu yayınlar, Türkiye’de medyanın büyük kısmının, talimatlarla yönetildiğini,‘halktan gerçekleri gizleme görevi’ üstlendiğini göstermiştir.

 

Geride bıraktığımız üç aylık dönemde basına yönelik baskılardaki tek değişiklik, baskıların niceliksel olarak sayısının artmasıdır. Daha fazla işsiz kaldık, özlük haklarımız daha fazla tırpanlandı ve daha fazla fiziki şiddete uğradık, suçlandık, hapis cezaları kesildi. Bu bağlamda; Hürriyet gazetesinde basın tarihine kara bir leke olarak geçecek biçimde bir günde 46 meslektaşımız işten çıkarıldı. Gazetenin belkemiği niteliğinde ve uzun yılların deneyimine sahip bu kadro, sendikalaştıkları için hedef alındı. Devlet kurumları ve Hürriyet’in yeni işvereninin işbirliğiyle yapılan bu kıyım operasyonu sonrasında meslektaşlarımızın hakları da verilmiş değil. Bu gelişme çok daha ağır saldırıların da habercisidir.

 

Meslek etiği denince akla gelen önemli isimlerden biri olan gazeteci Faruk Bildirici’nin RTÜK üyeliğinin düşürülmesi, Anayasa Mahkemesi’nin “…fazla çalışma ücretinin, gecikmesi halinde yüzde 5 fazlasıyla ödenmesi”ne ilişkin yasal hakkımızı elimizden alması, Sözcü gazetesi yazar ve çalışanlarına yönelik akıl almaz FETÖ suçlamasına dayalı hapis cezaları, tutuklanan meslektaşlarımız ve arkası kesilmeyen gözaltılaradolu günler geçirildi.

 

Diğer yandan, devlet kurumlarını gazeteciliğe yönelik başlattığı sistemli yok etme politikası devam etti ve Basın İlan Kurumu, BirGün, Evrensel ve Cumhuriyet gazetelerine keyfi olarak resmi ilan yasakları koydu. Ayrıca 25 yıllık Bursa Olay Tv ve Radyo’nun kepenk kapatması, Star ve Güneş gazetelerinin kapanması bu dönemin öne çıkan konuları arasında yer aldı.

 

 

 

 

2020 için de tablo iyimser değil. Şimdiden savaşın, barbarlığın ve hak ihlallerinin yükseleceği günlere girdiğimizi öngörmek mümkün. Ortadoğu’da emperyalist çıkarların yükselttiği gerginlik, yoksulluk ve adalet arayışındaki halkları her an patlamaya hazır bir bomba üzerinde tutmayı sürdürüyor. Gerçeklerle yalanların çok daha yoğun karşı karşıya geleceği bir döneme girdiğimiz ortada. Bu dönemde medyanın hiçbir provokasyona alet olmayıp, çıkar çevreleri ve büyük güç odaklarının çatışmaları arasında kamunun yararı için gazetecilik yapılması, her zamankinden daha da fazla önem taşımakta. Bugün ölüme karşı yaşamın, çevre talanına karşı doğanın, iklim krizine karşı geleceğin, çıkar çevrelerine karşı halkın çıkarlarının savunulması, ilkeli gazeteciliğin gereğidir. Bu yolda mesleğin özüne tutkuyla bağlı bir gazetecilik için, demokratik bir basın ortamı ve ülke için 2020 yılında da meslektaşlarımızıörgütlü mücadeleye çağırıyoruz"

 

 

 

MEDYA RAPORU

2019EKİM- KASIM- ARALIK

 

 

 

SANSÜR

 

-Mansur Yavaş’ın flaş açıklamaları haber olmadı

            Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Habertürk’teki Teke Tek programında ilk kez ayrıntılı ve çarpıcı bazı bilgiler verdi. Örneğin, 2015’ten bu yana sulanan ve çimi biçiliyor gösterilen 145 bin metrekare olarak belirtilen alanın uydu ile ölçüldüğünde 14 bin 500 metrekare çıktığını, 170 bin ağaç yerine 17 bin ağaç dikildiğini anlattı. Ankapark’ın maliyeti, belediyenin 6 aylık bilançosu gibi çok tartışmalı başlıklara ilişkin bu açıklamalar başka yayın organlarında haber olmadı. (2 Ekim 2019)

 

-Milletvekilinin evinde çalışan Kadirova’nın ölümüne perde

            AKP Milletvekili emekli general Şirin Ünal’ın evinde çalışan Özbekistanlı 23 yaşındaki NadiraKadirova’nın 23 Eylül’deki ölümü yaygın medyadaki otosansürü bir kez daha gösterdi. Genç kadının ölümü birkaç internet sitesi ve gazete dışında günlerce hiç haber olmadı. Emniyet iki gün sonra intihar açıklaması yaptı. İktidarın yıllar yılı basın üzerinde kurduğu ağır denetim ve baskı, bir siyasetçinin evinde bir şüpheli ölümün, basın ve kamuoyu takibinden uzak tuttu. (2 Ekim 2019)

 

-Yandaş Sabah gazetesi yandaş yazarı Uluç’u sansürledi

            Sabah Gazetesi yazarı Hıncal Uluç’un, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konserini anlattığı yazısı sansürlendi. Saray kelimeleri külliye olarak değiştirildi. Uluç ertesi gün şöyle yazdı: “Ben 'Saray' sözcüğünün nasıl başkanı ve iktidarı karalamak için yıpratıldığını iyi biliyorum. Bildiğim için de bu karalamalara yenilmek değil, inadına üstüne gitmek için 'Saray' sözcüğünü kullanıyorum.” (3 Ekim 20019)

 

-Gerici fikirlere telif ve hakaret davalarıyla koruma

            Sosyal Doku Derneği Başkanı Nurettin Yıldız’ın “6 yaşındaki çocuk evlenebilir” türünden gerici sözleri pek çok çevre tarafından eleştirildi. Yıldız ise kendisine yönelik eleştirileri önlemek adına pek çok muhalif gazeteci hakaret ve telif davaları açma yöntemi izledi. Gazeteci Mustafa Hoş da o davalardan etkilenen isimler arasındaydı. Youtube’daki haber kanalında Yıldız’ın telif davalarının önüne geçmek için onun yüzünü göstermeden ve ismini anmadan, “yüzsüz kişi” hakkında yayın yaptı. Hoş şöyle dedi “Meslek hayatımın en zor anlarından biri oldu. Adını anmam bile yasak. Kendi cümlelerini söylemem de yasak. Erdoğan, Bahçeli ve Binali Yıldırım’ın onun hakkında söylediklerini de adını vererek kullanamıyorum. Sansürü ancak böyle aşabildim.” (16 Ekim 2019)

 

 

Cumhuriyet gazetesi yazarı Zafer Arapkirli de Yıldız’ın “6 yaşındaki çocuk evlenebilir” sözlerini sosyal medya hesabında eleştirmiş “Kepazeliği ahlaksızlığı nasıl savunuyorsun. Bu aşağılık pisliklere kimse dur demeyecek mi?” diye yazmıştı. Bu paylaşım nedeniyle yargılandığı hakaret davasından beraat etti. İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada çıkan karar sonrası Nurettin Yıldız’ın avukatı, “Bunu bırakmayız” dedi. (26 Aralık 2019)

 

-Sendika başkanına saldırı haberine erişim engeli

 

 

            Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona’nın uğradığı tekme yumruklu saldırıya ilişkin haberlere Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’nın başvurusu üzerine Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişim engeli kararı verildi. Erişim engeli 11 haber sitesini kapsıyor. Özkan Rona, 25 Ekim’de sendikanın Fomara’daki binasından çıkışında aracına bindiği sırada ülkücü olduklarını ileri süren 3 kişinin tekme yumruklu saldırısına uğramıştı. Saldırganlardan biri o sırada orada bulunan sivil polisler tarafından yakalanmıştı. (28 Ekim 2019)

 

-İktidarın hedefi haline gelen gazeteci Faruk Bildirici’nin RTÜK üyeliği düşürüldü

 

 

            Gazeteci ve RTÜK’ün muhalif üyesi Faruk Bildirici, kurum içindeki etik ihlallerinin üzerine gitmesi ve RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in yasaya aykırı olarak başka kurumlardan da maaş aldığını ortaya çıkarıp istifaya çağırmasının ardından karalama kampanyasıyla karşılaştı. Sabah gazetesi, RTÜK binası güvenlik kamerası görüntülerini, “makam aracını sevgilisi ve köpeği kullanıyor” başlıklarıyla servis etti. (27 Ekim 2019)

 

 

 

 

“RTÜK, Barış Pınarı Harekâtı'nda terörün amacına hizmet edecek taraflı yayınlara müsamaha gösterilmeyeceğini söyledi. Hemen sosyal medya hesabından terör destekçiliği yapanlara sahip çıktığını ilan etti. FETÖ'nün MİT TIR'ları ihanetinde aktif rol alan ve kara propaganda yapan CHP'li Özgür Özel ile kol kola girdi. TBMM'de basın toplantısı yaparak, üyesi olduğu kurumun başkanına çattı. Sanırım hepiniz kimden bahsettiğimi anladınız. Tabii ki, CHP kontenjanından RTÜK'e giren Faruk Bildirici'den... Her seferinde hukuktan dem vurur ya... Bakalım kendisi hukuka ne kadar uyuyor? Açın, 6112 Sayılı Kanunu... 38 ve 40'ıncı maddelerde üst kurul üyelerine getirilen yasaklamaları inceleyin... Ne diyor kanun? RTÜK üyeleri bir siyasi parti temsilcisi gibi hareket edemez, tarafsızlık ilkesine gölge düşüremez. Özel ve kamu medya hizmet sağlayıcılarının görev ve yetki alanına giren konularda doğrudan veya dolaylı taraf olamaz. Kurumla ilgili gizlilik taşıyan bilgileri, yayıncılarla ilgili sırları görevden ayrılsalar dahi açıklayamaz. Bu fiilleri işleyenler görevden çekilmiş sayılır.” (30 Ekim 2019)

 

 

            Güngör’ün işaret ettiği süreç için harekete geçildi. RTÜK, Bildirici’nin üyeliğini düşürmek için toplandı. RTÜK Başkanının yasa ve etik dışı şekilde TÜRKSAT ve Basın İlan Kurumu yönetiminde bulunduğunu ortaya çıkarıp eleştiren, bu nedenle Meclis’e dilekçe veren ve RTÜK Başkanının istifasını isteyen Bildirici’nin tarafsızlığını kaybettiği gerekçesiyle üyelik görevinden çekilmiş sayıldığı kararı 2'ye karşı 6 oyla alındı.Faruk Bildirici şunları söyledi: "Ben Şahin'in çekilmiş sayılması gerektiğini, müstafi duruma düştüğünü ve yönettiği toplantılardaki kararların kanunsuz olduğunu savundum, kararlara muhalefet şerhleri düştüm. Onunla da kalmayıp İdare Mahkemesi'nde dava açtım. Şahin, hukuk mücadeleme dayanamadı ve benden kurtulmak için maalesef kuruldaki sayısal çoğunluğa dayanarak üyeliğimi düşürme yolunu seçti. Kendi hukuksuzluğunun üzerini örtmek için yine hukuk dışı bir yöntem uyguladı. Hiçbir somut gerekçe, hiçbir somut suçlama olmadan üyeliğimin düşürülmesi beni mücadelemden alıkoyamaz”. Bildirici, kararı yargıya taşıyacağını da ekledi. (31 Ekim 2019)

 

-Cumhurbaşkanlığından Basın Kartı çelişkisi

 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, yeni basın kartı yönetmeliği hakkında Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin Danıştay’da açtığı davaya savunma verdi. İletişim Başkanlığı savunmasında gazetecilik yapabilmek için kurumdan basın kartı almanın zorunlu olmadığını yazdı.Konuyu Meclis’e taşıyan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, soru önergesinde Cumhurbaşkanlığı’nın metnindeki “Gazetecilik faaliyetinde bulunmak için basın kartı sahibi olma zorunluğu bulunmamaktadır. Kişiler basın kartı sahibi olmaksızın da gazetecilik yapabilir, fikirlerini ifade edebilirler. Nitekim basın kartı sahibi olmayan pek çok basın mensubu bulunmaktadır” ifadelerini eleştirdi.Çakırözer, “Gazeteciliğin tek koşulu basın kartı taşımak değilse Cumhurbaşkanlığı’na göre gazeteciliğin koşulları nelerdir?Cezaevindekiler söz konusu olduğunda gazetecilik için geçerli bir kıstas olarak kabul edilen basın kartı, nasıl oluyor da konu mahkemeye beyan vermek olunca şart olmaktan çıkarılıyor?” diye sordu. (2 Kasım 2019)

 

-Basın İlan Kurumu’ndan BirGün, Evrensel ve Cumhuriyet’e keyfi cezalar

 

 

Basın İlan Kurumu, BirGün gazetesinin resmi ilan payını keyfi olarak daralttı. Gazete 3 ay içinde toplam 49 gün ilan kesme cezasıyla karşılaştı. Gazete, Basın İlan Kurumu’nun keyfi uygulamasını şöyle duyurdu:

 

“BİK’in ilanları durdurmasının ilk gerekçesi, elektronik ortamda tutulması zorunlu olan ‘Baskı ve Bayi-İade Defterleri’nin gecikmeli olarak tutulduğu iddiasıydı. BİK tarafından gazetemize ulaştırılan 2/12/2019 tarihli tebligatta da belirtildiği gibi, sorun 1 Eylül 2019 tarihi itibariyle giderildi ve gerekçe ortadan kalktı. BİK bu kez de ilan durdurmak için, ‘Bazı haberlerde yayın kaynağının kullanılmaması’ şeklinde ikinci bir gerekçe ortaya koydu. BİK bu gerekçeye dayanarak, üç ayı aşkın bir süredir uygulamakta olduğu yasağa ‘devam’ kararı verdi… BİK’in sorunlu gördüğü, bu nedenle önce savunma isteyip sonra ceza kestiği haberlerle ilgili, bırakın dava açılmasını, herhangi bir düzeltme dahi gelmediğinin de altını çizmek isteriz. BirGün gazetesi olarak sadece hakkımız olanı istiyoruz. BİK yönetiminin gazetemize yönelik tutunduğu tavra karşı tüm yasal yolları kullanacağımızı da kamuoyuna bildiririz.” (11 Aralık 2019)

 

Evrensel gazetesi genel yayın yönetmeni Fatih Polat da keyfi ilan kesme cezalarıyla karşılaştıklarını söyledi. Gazeteduvar’a süreci anlatan Polat, Basın İlan Kurumu’nun iktidara yönelik eleştirel haberlere yer veren gazetelere karşı sistematik bir kuşatmaya başladığını, kurumdaki son yönetim değişikliğiyle birlikte cezaların en üst sınırdan verilir olduğunu söyledi. Polat, “Şu an ilan hakkımız düşmedi ama durdurulmuş durumda. Sürecin, istikrarlı bir biçimde ilan hakkımızın iptalini sağlamaya yönelik olarak zorlandığını hissediyoruz. 25 yıllık yayın hayatımız içinde böylesi ilk kez yaşanıyor” dedi. (11 Aralık 2019)

 

Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD), Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK BASIN-İŞ ), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Turizm ve Çevre Gazetecileri Derneği (TURÇEV) Basın İlan Kurumu’nun uygulamalarını protesto etti. Meslek örgütlerinin ortak açıklamasında şöyle denildi:

“Sadece ulusal yayınlar değil, Basın İlan Kurumu aracılığı ile desteklenmesi öngörülen yerel basın da cendere altında. Çok sayıda yayın yaşam mücadelesi veriyor, çalışanlarının ücretini ödeyemiyor. Basın İlan Kurumu, beğenmediği haberler nedeniyle gazetelere ceza veriyor, ilan kesiyor. Gazeteciler haberlerini ‘beğendirme’, ‘yaranma’ amacıyla değil, kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yazarlar. Basın İlan Kurumu, iktidarların basın üzerindeki denetim aracıdır, iktidarın sopasıdır. Özerklikten uzak, tamamen politikleşmiş bu kurum ilanların dağıtımında adaleti değil, adaletsizliği temsil etmektedir. Gazetelerin ve gazetecilerin hangi nedenle ve hangi araçla olursa olsun, engellenmesinin, baskı altına alınmasının karşısında olduk, olmaya devam edeceğiz. Basın İlan Kurumu’nu uyguladığı cezaları kaldırmaya ve şeffaf olmaya çağırıyoruz.” (12 Aralık 2019)

 

Basın İlan Kurumu Cumhuriyet gazetesinde bir köşe yazısı ve bir haber nedeniyle 19 gün ilan akışını durdurma kararı verdi. Işıl Özgentürk’ün bir yazısını gerekçe gösteren Basın İlan Kurumu, “Köşe yazısında Türk Silahlı Kuvvetlerinin Barış Pınarı Operasyonuna karşı çıkılmıştır. Köşe yazısında yer alan ‘sözüm ona bir savaş pardon operasyon’ ifadeleri de bu operasyona karşı çıkıldığının hatta küçümsendiğinin kanıtı olmuştur” dedi. Diğer ceza ise “TV5’te EtyenMahçupyan’ın Pelikan çıkışına RTÜK cezası” başlıklı haber nedeniyle RTÜK’ün başvurusu üzerine verildi. Haberin basın ahlak ilkeleriyle bağdaşmadığı savunuldu. Toplam 19 gün ilan kesme cezası verildi.

(21 Aralık 2019)

 

-İmamoğlu’nun Kanal İstanbul basın toplantısı haber olmadı

            İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul projesiyle ilgili tüm görüş ve eleştirilerini dile getirdiği bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıyı yerli ve yabancı çok sayıda gazeteci takip etti. İmamoğlu, son dönemin en tartışmalı konusunda neden muhalefet ettiklerini tek tek anlattı, “sadece bugün hayatta olan 82 milyon için değil, çocuklarımız, torunlarımız ve bu ülkenin tüm geleceğini tehlikeye atan büyük bir risk ile karşı karşıyayız” dedi. Buna karşın İmamoğlu’nun açıklamaları televizyonlarda canlı yayınlanmadığı gibi ertesi gün ana akım gazetelerde de yer bulmadı.

(25 Aralık 2019)

 

-Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın Basın Kartı engeli sürüyor

            2018 Aralık ayında yayımlanan ve Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak Danıştay’a iptal davası açtığımız yeni Basın Kartı Yönetmeliği’nin yarattığı sorunlar devam ediyor. İletişim Başkanlığı, Sarı Basın Kartı’nıturkuaza çevirip, yenileyeceği gerekçesiyle tüm kart sahiplerinin bilgilerini yeniden toplamış ve keyfi olarak değerlendirmeye almıştı. İletişim Başkanlığı aradan geçen bir yılın ardından pek çok kart sahibinin yeni kartını vermemekte ısrar ediyor. Kart sahibi olmaya hukuki engeli olmayan ancak muhalif kimliğiyle bilinen pek çok gazeteciye basın kartları verilmiyor. Bu konuda herhangi bir gerekçe dahi öne süremeyen İletişim Başkanlığı, 1 yılı aşkın süredir basın kartlarını teslim etmeyerek gazetecilerin çalışmasını engelliyor. (31 Aralık 2019)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İŞTEN ÇIKARMALAR

 

-Spor kulübü yöneticisi şikâyet etti gazeteci işten atıldı

            Türkiye Gazetesi muhabiri Burhan Can Terzi Galatasaray yöneticisi Yusuf Günay’ın şikâyetiyle işten atıldı. Sosyal medyada süreci anlatan Terzi, “bu kovulma benim için onur nişanesidir. Bab-ı Ali tarihinde herkes hak ettiğini bulacaktır” diye yazdı. (6 Ekim 2019)

 

-Yurt Gazetesi’nde haklar ödenmiyor

            Yurt Gazetesi çalışanları ödenmeyen maaşları ve alacakları nedeniyle gazeteden ayrıldı. 6 muhabir ve editör, bir bildiri yayınlayarak gazetede yaşanan sorunları anlattı ve yol parası bile alamadıkları için işten ayrılmak zorunda kaldıklarını yazdı. (11 Ekim 2019)

            İşten ayrılan gazetecilerden Tolga Kaan, Yurt gazetesinin bir magazin haberini “Emek düşmanı, porno sitesi” yorumuyla paylaştı. Bunun üzerine gazetenin Twitterhesabından “Bunu savcıya da aynen bu cesaretle söyleyebilecek misin” yanıtı verildi. (30 Aralık 2019)

 

-OLAY TVve OLAY FM kapandı, 80 gazeteci işsiz kaldı

            Bursa’da 30 yıldır yayın yapan Olay televizyonu ve radyosu kapatıldı. Televizyonun sahibi Cavit Çağlar, “geliri giderini karşılamadığı için”kapatma kararı verdiklerini duyurdu. Bir süredir bu gelişmeyi bekleyen televizyon ve radyonun 35 çalışanı işsiz kaldı. (1 Kasım 2019)

            ÇGD Bursa Şubesi, Olay TV’nin kapanma haberinin ardından yaptığı açıklamada şu vurguyu yaptı: “Büyük özveri ve heyecanla gecesini gündüzüne katarak çalışan basın emekçilerinin emeklerinin üzerinde büyüyen Olay TV, Bursalıların beklediği sorumluluğu hiçe sayarken, yaşanılan dönüşüm güvencesiz istihdam biçimiyle taçlandı ve fatura emekçilere kesildi ve sonlandı. Oysa ki gazetecilik, hakikat arayışıdır. İnandırıcılığını ve itibarını kaybetmiş bir medyanın ne topluma ne de insanlığa hiçbir faydası yoktur. Kriz bahane edilerek basın emekçilerinin işten çıkarıldığı bir dönemde söyleyecek başka söz kalmış mıdır? Hepiniz oradaydınız… Hepimiz oradaydık…”(1 Kasım 2019)

            Cavit Çağlar daha sonra yaptığı açıklamada küçülme sürecinde olan Olay gazetesinin de kapanabileceğini ifade etti, “geleceğini görmüyorum” dedi. (2 Aralık 2019)

 

-Hürriyet gazetesinde gazeteci kıyımı ve sendika düşmanlığı

            Demirören ailesinin yönetimindeki Hürriyet gazetesinde Türk basın tarihinde bugüne kadar eşine rastlanmamış düzeyde gazeteci kıyımı yaşandı. Hürriyet çalışanı 46 gazeteci, evlerine gönderilen tebligatla gerekçesiz olarak işten çıkarıldı. Tebligatta “Yönetim kurulunun işletmesel kararı uyarınca iş akdiniz 25.10.2019 itibariyle feshedilmiştir" denildi. Bazı gazeteciler de işten çıkarıldıklarını kurumsal e-posta kutularının kapatılmasıyla öğrendi. İşten çıkarılanların 45’i Türkiye Gazeteciler Sendikası üyesi ve yöneticisi gazetecilerdi. Türkiye Gazeteciler Sendikası, işten çıkarmaların işyerinde yetki almak üzereyken gerçekleştiğini açıkladı. (1 Kasım 2019)

            DİSK Basın-İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, gazetecilik meslek örgütleri ve sendikalar işten çıkarmaları protesto etti, işverenin tavrını teşhir eden kınama açıklamaları yayımladı.Sendika üyesi çalışanların listesinin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Hürriyet işverenine ulaştırıldığı, işten çıkarmaların bu listeler üzerinden yapıldığı belirtildi. Doğan grubundan kamu bankası kredisiyle satın alınan medya organlarının mali yönetiminde Ziraat Bankası’ndan görevlendirilen üst düzey isimlerin yer aldığı, bu kişilerin banka alacaklarını bahane ederek diğer devlet kurumlarıyla ilişkili biçimde işten çıkarma ve sendikasızlaştırma operasyonlarına karar verdiği öne sürüldü. Zira işten çıkarmalardan ne birim yöneticilerinin ne idari sorumluların ne de genel yayın yönetmeninin haberi vardı. İddiaları doğrular biçimde, işten çıkarılan 46 gazeteciye tek kuruş hak ödemesi yapılmadı. Gazetecilere arabulucu masasında cüzi ödemeler teklif edildi. Tazminatlarını alamayan gazeteciler TGS aracılığıyla Hürriyet işverenine dava açtı. (1 Kasım- 31 Aralık)

 

-Hürriyet’te tepki istifaları

            Gazete yönetiminin haberi olmadan yapılan işten çıkarmalara tepki istifaları geldi. Genel yayın yönetmeni Vahap Munyar istifa eden ilk isim oldu. Yazarlar Gülse Birsel, Naim Dilmener, Jale Özgentürk, Ayşe Arman gazeteden ayrıldı. Hürriyet’in genel yayın yönetmenliğine Ahmet Hakan Coşkun getirildi. (1-5 Kasım 2019)

 

-TYT Türk televizyonu faaliyetini durdurdu, 80 gazeteci işsiz kaldı

            Ağustos ayında kurulan TYT Türk televizyonu ekonomik gerekçelerle faaliyetini durdurdu. Kanalın 80 çalışanı işten çıkarıldı. Kanal yöneticileri, RTÜK ve Türksat tarafından sebep belirtilmeden bekletildiklerini, platform ve uydu yayınları için yapılan başvurulara uzun süre yazılı onay gelmemesi nedeniyle yayına giremediklerini ve gelir elde edemedikleri için kapanma kararı verdiklerini açıkladı. (27 Kasım 2019)

 

-İşverenden Hürriyet emektarlarına karşı TOMA

            Gazeteciler, işten çıkarmaları ve hak gaspını protesto etmek amacıyla Hürriyet’in Bağcılar’daki binası önünde eylem yaptı. Eylem öncesi bina çevresine çevik kuvvet ve TOMA araçları yerleştirildi. (3 Aralık 2019)

 

-Hürriyet’teki işten çıkarmalar Meclis’e taşındı

            CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hürriyet gazetesinde işten çıkarmalara ve gazetecilerin haklarının verilmemesine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, grup konuşmasında “Karda kışta gazetecilik yaptılar, gazete yaptılar, neden işten attın? Sendikalaştıkları için. Peki kıdem tazminatları? Yok! Nasıl yok?” dedi. (3 Aralık 2019)

 

-TGS: Hürriyet’te işveren ve Çalışma Bakanlığı’nın yürüttüğü oyun bozulacaktır

            Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Hürriyet gazetesinde yetki almak üzereyken sendika yönetici ve üyesi 45 kişinin işten çıkarılmasına karşın bakanlığa yetki başvurusunda bulunduğunu açıkladı. Ancak işyeri üye listelerini bakanlığın uzun süre güncellememesi ve bu süre içinde 100 yeni çalışanın Hürriyet’te işe başladığının ortaya çıkması gibi gelişmeler yaşandı.TGS şu açıklamayı yaptı:

“Bakanlık, çalışan sayısındaki bu olağandışı değişimi sendikalaşmanın engellenmesine dönük bir hamle olarak görmüyor mu? İşveren, çalışan sayısındaki bu izaha muhtaç artışla birlikte, işten attığı 46 kişiyi sendikal nedenle attığını ikrar etmiş olmuyor mu? Bu hamlenin sendikalaşmanın önüne geçmek olduğu ve yasadışı olarak değerlendirilmesi gerektiği herhalde Bakanlık tarafından görülecektir. Bakanlığın açıkladığı Kasım ayı “İşkolu İşyeri Listesi”ne göre Hürriyet’e alınan 100 kişinin dağılımı şu şekildedir: Ankara matbaası 7; İstanbul matbaası 24; Antalya matbaası 7; Adana matbaasına 7; Gazetenin Bağcılar bürosu 55.Sendika olarak yaptığımız araştırmada Hürriyet’e ait yukarıdaki hiçbir işyerine bir kişinin dahi işe başlamadığı tespit edilmiştir. Hürriyet işe aldığını iddia ettiği bu 100 çalışan gerçekten var mıdır? Yoksa kâğıt üzerinde işçi alımı yapılarak TGS’nin hukuken hak ettiği yetki belgesi gayri hukuki olarak gasp mı edilmiştir?” (4 Aralık 2019)

 

-Habertürk etik dışı yayını kabul etmeyen çalışanı işten çıkardı

            Habertürk yazarı Sinem Kaymakçı istifa etti. Nedenini sosyal medyada şu sözlerle anlattı: “29 Mart Habertürk internet sitesinde yazmaya başladım. Geçirdiğim bir trafik kazası sonucu engelli kaldım. Engelliler konusunda da yazılarım oldu. Habertürk yönetimi benden Yeni Havalimanı ve Marmaray'ın ne kadar engelli dostu inşa edildiği konusunda figüran olmamı istedi. Tekerlekli sandalye ile dolaştırıp reklam amaçlı video çekimi. Ben de sokaklarda engelli sorunları had safhada iken siyasi getiri amaçlı bu filmin çekilmesini uygun bulmadım ve yönetime ifade ettim. Bunun üzerine dün yazılarıma son verildiği bilgisi ulaştı. Bugün sayfadan yazılarıma bakmak istediğimde yazılarımın kaldırıldığını görmem en büyük hayal kırıklığı oldu.” (29 Aralık 2019)

 

-Star ve Güneş gazeteleri kapandı

            İktidara yakın TürkMedya grubu gazeteleri Star ve Güneş’in kapatılmasına karar verildi. Her iki kurumda çoğu gazeteci 40 kişi işsiz kaldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’ye geçmesinin ardından grubun belediye kaynaklı gelirleri kesilmişti. Grubun gelirleri, yandaş medyaya dağıtılan reklamlarda Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın kardeşi Serhat Albayrak’ın yönetimindeki Turkuvaz grubunun öncelikli olması ve aslan payını alması nedeniyle de giderek azaldı. Star gazetesi internette yayınlanacak, Güneş gazetesi ise Akşam gazetesinin ilavesi olarak çıkacak. (29 Aralık 2019)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GÖZALTI, TUTUKLAMA, DAVA VE YARGI KARARLARI

 

-Bakan Akar’dan gazeteci Yıldırım’a dava

            Dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar hakkında “Genelkurmay başkanı için çok üzülüyorum” başlıklı yazısı nedeniyle gazeteci ve aynı zamanda Türkiye Gazeteciler Sendikası Disiplin KuruluBaşkanı Rahmi Yıldırım’a hakaret suçlamasıyla dava açıldı. Yıldırım’ın 2 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. Gölbaşı 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yaklaşık 3 ay süren davada Yıldırım beraat etti.

(1 Ekim- 25 Aralık 2019)

 

-Gazeteci Osman Akın’ın yargılaması başladı

            Yeni Yaşam gazetesi eski sorumlu yazı işleri müdürü Osman Akın’a “devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Akın, suçlama konusu haberin haber ajanslarından alındığını ve haber değeri taşıdığı için suç teşkil etmediğini ifade etti. Duruşma 9 Ocak 2020’ye erteledi. (1 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Pelin Ünker’in davası sürüyor

            Gazeteci Pelin Ünker’in Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan ve Berat ve Serhat Albayrak’ın yönetici olduğu dönemde Malta’daki off-shore hesaplarına da değinen “ParadisePapers” yazı dizisi hakkında Çalık Holding’in açtığı tazminat davasının üçüncü duruşması İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, tarafların sosyoekonomik durum araştırması için yazılan müzekkerelerin tekrarlanmasına ve Ünker’in İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde karara bağlanan dosyasının mahkemeye gönderilmesi için yazı yazılmasına karar verdi. Duruşma, 30 Ocak 2020 tarihine ertelendi. (1 Ekim 2019)

 

-Cumhuriyet davasında tutuklu kalmadı

            Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin Cumhuriyet davasında verilen mahkûmiyet kararlarını bozmasının ardından dosyanın gönderildiği İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi yeniden yargılama için gün verdi. Duruşma, 21 Kasım 2019’a ertelendi.

            Yargı Reformu Paketi’nin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından, istinaf mahkemelerinde 5 yılın altında aldıkları cezası kesinleşenlere temyiz başvurusu, halen cezaevinde cezaları infaz edilenlere de tahliye yolu açıldı. Paketin yürürlüğe girmesinin ardından Cumhuriyet davası kapsamında cezaevinde bulunan Emre İper hakkında tahliye ve temyiz başvurusu yapıldı. Başvurunun ardından İper hakkında tahliye kararı verildi. (3- 25 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Mustafa Hoş’a Çorlu için dava

            Çorlu’da 25 kişinin hayatını kaybettiği tren kazasını ve yargı sürecini yakından takip eden gazeteci Mustafa Hoş’a dava açıldı. Davanın savcısı tarafından yargı otoritesini bilinçli bir şekilde hedef alma suçlamasıyla mahkemeye verilen Hoş, “25 insanın hayatına mal olan ihmaller için TCDD yönetimine dava açamayan savcı 110 bin lira istiyor” diye tepki gösterdi. (3 Ekim 2019)

 

-Nazlı Ilıcak ve Ahmet Altan tahliye edildi

            Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalarını bozma ve Mehmet Altan hakkında beraat verilmesi yönündeki kararının ardından altı sanıklı dosya, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Altan, “Bu davanın başından beri bir imkânsızı gerçekleştirmeye, fikirleri yargılamaya uğraşıyorsunuz" dedi. Savunmalar karşısında mahkeme başkanı, “Mahkeme heyetine kimse tavsiyede bulunamaz” diye yanıt verdi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bozma kararına uyulmasına hükmedildi. Dava, 4 Kasım'a ertelendi.

            4 Kasım’da görülmeye devam eden davada, mütalaasını veren savcı, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak için üst sınırdan ceza istedi. Mahkeme, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak'a “örgüte üye olmamakla birlikte bilerek yardım” suçlamasından ceza verdi, tutuklulukta geçirdikleri süre gözetilerek tahliyelerine hükmetti. Mehmet Altan ise beraat etti.

(8 Ekim-4 Kasım 2019)

 

-Gazeteci Ender İmrek’e soruşturma

            Ender İmrek hakkında Evrensel gazetesinde yayımlanan “Parıl parıl parlıyordu hermes çanta” başlıklı yazısı nedeniyle soruşturma başlatıldı. İmrek yazısında, Emine Erdoğan’ın Türkiye’yi tüm dünyaya çantasıyla tanıttığını, tarihe gardıroplarıyla geçenlerin, halklar nezdinde hiç de iyi intiba sahibi olmadıklarını, tarihten ders çıkarmak gerektiğini ifade etmişti. (8 Ekim 2019)

 

-Haberin paylaşılma şekli gözaltı gerekçesi oldu

            BirGün gazetesi internet sorumlusu Hakan Demir ve haber sitesi Diken’in yazı işleri müdürü Fatih Gökhan Diler gözaltına alındı. Diler’in, başsavcılıkça başlatılan soruşturma kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” iddiasıyla, Demir’in ise “internet sitesinde yer alan bir haberin Twitter’da paylaşılma şekli” sebebiyle gözaltına alındığı belirtildi. (10 Ekim 2019)

 

-Gazeteciler Alican Uludağ ve Duygu Güvenç’in yargılanması sürüyor

            Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Alican Uludağ ve eski muhabiri Duygu Güvenç’in PastorBrunson haberleri nedeniyle yargılandıkları davanın duruşması, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Avukatların aynı haber üzerine açılan bir başka davayla ilgili dosyanın gönderilmesi için ek süre istemesi üzerine dava, 9 Ocak 2020’ye ertelendi. (10 Ekim 2019)

 

-Gazeteci BeritanCanözer beraat etti

            JinNews muhabiri BeritanCanözer’in evi, “sosyal medya paylaşımları” gerekçe gösterilerek, evde olmadığı bir sırada basıldı, bazı dergi ve fotoğraflara el konuldu. Canözer’e, çeşitli tanık ifadeleri delil gösterilerek "örgüt üyeliği" suçlamasıyla dava açılmıştı. Canözer, Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada beraat etti. (10-16 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Necla Demirberaat etti

            Gazete Karınca eski imtiyaz sahibi Necla Demir, Afrin haberleri nedeniyle “zincirleme örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandığı dava, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Demir, hakkındaki suçlamadan beraat etti.

(11 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Çiğdem Toker’e açılan tazminat davası düştü

            Gazeteci Çiğdem Toker’e 2017 yılında yayımlanan bir yazısı nedeniyle Şenbay Madencilik tarafından bir buçuk milyon TL manevi tazminat talebiyle açılan davanın duruşmasında mahkeme heyeti, taraflarca takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verdi. (17 Ekim 2019)

-Gazeteci İdris Yılmaz’a 6 yıl 3 ay ceza

            Gazete Yaşam kurucusu İdris Yılmaz’ın “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklu yargılandığı davanın üçüncü duruşması Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ocak 2018'den beri tutuklu olan Yılmaz, daha önce örgüt üyeliği suçlamasıyla 6 yıl 3 ay ceza almış, bu karar Mart ayında istinaf mahkemesi tarafından bozulmuştu. Bozmanın ardından dava, Yılmaz'ın başka bir dosyasıyla birleşerek yeniden görülmeye başlandı. Yılmaz’a “propaganda”dan beraat, “örgüt üyeliği”nden 6 yıl 3 ay ceza verildi.

(18 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Hayri Demir’in röportaj fotoğrafı davada suç delili oldu

            Suriye’nin kuzeyinde yaptığı gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hakkında “terör örgütü üyeliği” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla dava açılan gazeteci Hayri Demir’in yargılandığı davanın ikinci duruşması, Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davada, araştırma tutanağındaki deliller arasında Demir’in, Demirtaş ile 1 Ekim 2015’te röportaj yaptığı sırada çekilen fotoğrafı ve bu röportajı içeren sosyal medya paylaşımı suçlamaya dayanak olarak gösterildi. Demir, evinden çalınan hafıza kartlarının emniyete teslim edilmesiyle bu davanın açıldığını, gazetecilik yaptığını vurguladı. Duruşma 23 Ocak 2020’ye bırakıldı. (23 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Emre Orman tutuklandı

            Net Haber Ajansı muhabiri Emre Orman, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alınan alındı. Savcılık ifadesinin ardından "örgüt propagandası" suçlamasıyla tutuklandı.Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla 24 Ekim’de tutuklanan Net Haber Ajansı muhabir Emre Orman, tahliye edildi. (24-25-31 Ekim)

 

-Gazeteci Aykol tahliye edildi

            Özgür Gündem gazetesinin eş genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol, kesinleşen 3 yıl 9 aylık hapis cezası nedeniyle 12 Temmuz'da tutuklanmıştı. Yeni yargı reformu paketinin yürürlüğe girmesi üzerine Aykol'un infazının durdurulması için avukatı tarafından yapılan başvuru sonucu tahliyesine karar verildi. (25 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Akgül ve Oktay tahliye edildi

            Sokağa çıkma yasakları döneminde yaptığı haberler gerekçe gösterilerek 2 yıl 6 ay hapis cezası verilen KHK ile kapatılan DİHA’nın muhabiri Uğur Akgül, 8 Ağustos 2018’den bu yana tutuklu bulunduğu Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliye oldu. Mardin’in Nusaybin ilçesinde sokağa çıkma yasağının devam ettiği süreçte “örgüt propagandası” yaptığı iddiası ile verilen 2 yıl 4 aylık cezasının Yargıtay tarafından onaylanmasının ardından 2017 yılında ikinci kez tutuklanan DİHA muhabiri Meltem Oktay da tutuklu bulunduğu Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye oldu.

(25 Ekim 2019)

 

-“İstanbul sandıklarını soruşturan savcının eşi TMSF’ye atandı” haberine dava

            İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar’ın eşi Çiğdem Uçar, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) üyeliğine atandı. Milli Gazete siyasi haberler editörü Muhammet Altındal hakkında, “Erdoğan, İstanbul sandıklarını soruşturan savcının eşini TMSF’ye atadı” başlığıyla yaptığı haber ve haberle birlikte Başsavcı İsmail Uçar’ın da bulunduğu bir fotoğraf kullanması nedeniyle “Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla iddianame düzenlendi.(26 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Nurcan Kaya gözaltına alındı

            Gazeteci Nurcan Kaya yurt dışı seyahati için gittiği İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik suçlamasıyla yakalama kararı bulunan Kaya, savcıya verdiği ifadenin ardından serbest bırakıldı. (27 Ekim 2019)

 

-Sözcü davası ertelendi

            Sözcü Gazetesi yöneticileri, çalışanları ve yazarlarının “örgüt adına suç işlemek” ve “örgüte yardım” suçlamalarıyla yargılandığı davanın görülmesine İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Sözcü Gazetesi eski imtiyaz sahibi Burak Akbay’ın avukatı Ceren Yakışır, yürürlüğe giren kanun değişikliklerine ilişkin savunmalarını genişletmek istediklerini belirterek süre talebinde bulundu ve müvekkili hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasını istedi. Diğer sanık avukatları da ayrı ayrı söz alarak, kanunda yapılan yeni düzenleme çerçevesinde savcının yeniden mütalaa düzenlemesi, mahkemenin delilleri yeniden tartışması ve sanıklara savunma için yeniden süre verilmesi gerektiğini ifade etti. Mahkeme heyeti, kanun değişikliği dikkate alınarak dosyanın iddia makamına gönderilmesine ve yeni mütalaa sunulacaksa esas hakkındaki savunmalar için süre verilmesine karar vererek davayı 27 Aralık 2019 tarihine erteledi. (28 Ekim 2019)

 

-Türköne’ye “Cumhurbaşkanına hakaretten” bin 740 lira ceza

            Kapatılan Zaman gazetesi yazarı MümtazerTürköne'nin 2014'te yayımlanan bir yazısı nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla yargılandığı davanın 7. duruşması, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Türköne, savunmasında, “Bu dava basın kanununa göre düşürülmesi gerekiyor” dedi. Mahkeme, Türköne'nin bin 740 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. (31 Ekim 2019)

 

-Manisa'da AKP'lilere fuhuş suçlamasına sansür

            Manisa 1. Sulh Ceza Hâkimliği, AKP’nin Manisa İl Başkanlığı’na, “iş için gelen kadınların fuhuş batağına sürüklendiği” iddialarına ilişkin haberlere, erişimin engellenmesine karar verdi. (2 Kasım 2019)

 

-Gazeteci Atakan Sönmez’e 10 ay hapis cezası

            Cumhuriyet Gazetesi İnternet Sitesi eski Haber Müdürü Atakan Sönmez’in,Afrin'e yönelik askeri operasyon sırasında sitede paylaşılan haberler nedeniyle "zincirleme terör örgütü propagandası" suçlamasıyla yargılandığı davanın 6. duruşması, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İddianamede; 20 Ocak 2018 tarihinde yayınlanan “YPG’den Zeytin Dalı Harekâtı’nda verilen kayıp hakkında açıklama” ve “David Harvey ve Noam Chomsky dâhil 13 isimden dünyaya Afrin çağrısı” başlıklı haberler suç unsuru kabul edilmişti. Mahkeme, Sönmez’e “örgüt propagandası”ndan 10 ay hapis cezası verdi. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmeden mahkeme, cezayı 10 ay denetim süresi ile erteledi. (7 Kasım 2019)

 

-İzmir’de iki gazeteci tutuklandı

            İzmir’de Jinnews'ten Melike Aydın ve Mezopotamya Ajansı’ndan Ruken Demir evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. Kısıtlılık kararı verildi, avukat görüşü 24 saat süreyle yasaklandı. Gazetecilerin telefonları dâhil tüm ekipmanlarına el konuldu. Aydın ve Demir, tutuklama talebi ile İzmir 1. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi. Geçen bir günün ardından“örgüt adına faaliyette bulunmak” iddiasıyla tutuklandılar.

(12-15-16 Kasım 2019)

 

-Gazeteci Kibriye Evren tahliye edildi

            Tutuklu gazeteci Kibriye Evren’in mesleki faaliyetleri ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” ve “propaganda” iddiasıyla yargılandığı davanın 8. duruşması Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ara kararda, tahliye kararı çıktı. Mahkeme, Evren’in tutuklulukta geçirdiği süre göz önünde bulundurularak adli kontrol tedbiri ve yurt dışı çıkış yasağı ile tahliyesine hükmetti. Bir sonraki duruşma 10 Mart 2020 tarihinde görülecek. (12 Kasım 2019)

 

-Gazeteciler Coşkun ve Kızıl, Giresun’da gözaltına alındı

            Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünü araştırmak için kurulan Meclis komisyonunun çalışmalarını takip eden gazeteci Canan Coşkun ve belgeselci Kazım Kızıl Giresun’da gözaltına alındı. Emniyetteki sorgusunda, soruşturmada tanık olarak yer alan Mürsel Küçükal ile yaptığı görüşmeler sorulan gazeteci Coşkun’a “şantaj, tehdit, kasten yaralama, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamaları yöneltildi. İfade veren Coşkun, danışmanlık yaparken aynı zamanda haber amaçlı olarak dosyada ifadesini değiştiren tanık Mürsel Küçükal ile görüşmek için evine gittiğini aktardı. Çoşkun ve Kızıl, çıkarıldıkları mahkeme tarafından adli kontrolle serbest bırakıldı. (13 Kasım 2019)

 

-Gazeteci Fatih Polat’a “cumhurbaşkanına hakaret” davasından beraat

            Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat’ın, 28 Mayıs 2017 tarihinde yayımlanan köşe yazısı gerekçe gösterilerek "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla yargılandığı davanın 4. duruşması Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Polat, "Türkiye'de ve dünyada soru sormanın bırakıldığı durumda gazetecilik yerine getirilmiş olmaz. Beraatımı talep ediyorum" dedi. Davada beraat kararı verildi. (14 Kasım 2019)

 

-Cumhuriyet gazetesine 1 milyonluk tazminat davası

            Yandaş iş insanı Mehmet Cengiz, 6 Ekim’de yayımlanan “Boğaz manzaralı lüks müştemilat” başlıklı haber nedeniyle Cumhuriyet gazetesine 1 milyon liralık tazminat davası açtı. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Aykut Küçükkaya köşesinde şöyle duyurdu: “Basın yayın yoluyla yapılan haksız fiil iddiasıyla Alev Coşkun ve Hazal Ocak hakkında 1 milyon TL’lik manevi tazminat davası açılması talep ediliyor. Gerekçesi ise şu: 'Bu tarz haberler Mehmet Cengiz’in kredibilite ve itibarı açısından telafisi olmayan zararlar doğuruyormuş...'” (18 Kasım 2019)

 

-Anayasa Mahkemesi gazetecilerin fazla mesai haklarını törpüledi

            Bakırköy 13. İş Mahkemesi, gazetecinin ödenmeyen fazla çalışma ücretinin günlük yüzde 5 fazlasıyla ödenmesi hükmünü Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Yüksek mahkeme, gazetecilere fazla çalışma ücretlerinin gününde ödenmemesi durumunda bu ücretlerin her geçen gün için yüzde 5 fazlasıyla ödenmesini Anayasa’ya aykırı bularak iptaline karar verdi. Mahkeme, gününde ödenmeyen normal ücretlerin günlük yüzde 5 fazlasıyla ödenmesine ilişkin hükmün iptal istemini ise reddetti. (19 Kasım 2019)

            Basın meslek örgütleri karara tepki gösterdi. Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Türkiye Temsilciliği, Basın-Yayın, İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD), Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ortak açıklamalarında Anayasa Mahkemesi’nin aynı konulu 2008 tarihli kararında yüzde 5’i Anayasaya aykırı bulmadığını hatırlattı. Açıklamada şöyle denildi: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi’nin bu yanlış kararından kaynaklı oluşan boşluğu bir an önce telafi etmek yolunda yeni bir yasal düzenlemeyi gündemine almalıdır. Aksi halde, gazetecileri koruyan uygulamanın iptal edilmesinden güç alacak işverenler, gün gün sayıları artan işsiz gazetecilere yenilerini eklemekten bir dakika tereddüt etmeyecektir.” (26 Kasım 2019)

 

-‘FETÖ Borsası’nı yazan gazeteciye dava

            Para karşılığında FETÖ soruşturmalarının kapatılmasıyla ilgili İstanbul’da yürüyen soruşturmada savcılar İsmet Bozkurt ve Lütfi Karabacak açığa alındılar ve haklarında rüşvet, görevi kötüye kullanma, nüfuz ticareti suçlarından 28 yıla kadar hapis istendi. Bu soruşturmayı duyuran Cumhuriyet gazetesi muhabiri Seyhan Avşar hakkında da iddianame düzenlendi. Haberde suçlanan savcıların, “rüşvet karşılığında işlem yapan savcılar olarak lanse edildiği” öne sürüldü ve Avşar hakkında kamu görevlisine hakaretten 1 yıldan 2 yıla kadar hapis istendi. (20 Kasım 2019)

 

-Yargıtay’ın mahkûmiyet kararını bozmasından sonraki ilk Cumhuriyet davası

            Yargıtay’ın Cumhuriyet gazetesi eski çalışanları hakkında verilen mahkûmiyet kararını bozmasının ardından yeniden görülecek davanın ilk duruşması İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Yargıtay, Akın Atalay, Orhan Erinç, Murat Sabuncu, Aydın Engin, Hikmet Çetinkaya ve Ahmet Şık hakkında verilen mahkûmiyet kararlarını bozmuş, Şık dışındaki sanıklar için beraat talebinde bulunmuştu. Şık’ın yeniden yargılanması istenilmişti. Savcı, Yargıtay kararına direnilmesini ve sanıkların ilk davadaki suçlamalar uyarınca cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, Kadri Gürsel yönünden beraat kararı verirken diğer sanıklar hakkında bozmaya direnme kararı verdi. (21 Kasım 2019)

            Mahkeme, "Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütüne yardım etmek" suçundan Akın Atalay'a 8 yıl 1 ay 15 gün, Orhan Erinç'e 6 yıl 3 ay, Hikmet Çetinkaya'ya 6 yıl 3 ay, Murat Sabuncu’ya 7 yıl 6 ay, Bülent Utku'ya 4 yıl 6 ay, Önder Çelik'e 3 yıl 9 ay, Musa Kart'a 3 yıl 9 ay, Hakan Karasinir'e 3 yıl 9 ay, Mustafa Kemal Güngör’e 3 yıl 9 ay, Güray Tekinöz’e 3 yıl 9 ay, Aydın Engin'e 7 yıl 6 ay, Ahmet Şık'a 7 yıl 6 ay cezaya karar vermişti.Atalay, Şık, Engin, Utku, Öz, Karasinir, Kart, Çetinkaya, Sabuncu, Erinç, Güngör ve Çelik'in yurt dışına çıkış yasaklarının devamına hükmedildi. Mahkemenin kararı Yargıtay’da değerlendirilecek, kabul edilirsecezalar bu şekilde onanacak.

            İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 sanığın yargılandığı davada verdiği kararın gerekçesini açıkladı. 12 sanık yönünden Yargıtay'ın bozma kararına karşı direnme kararı veren mahkeme gerekçesinde, "Sanıkların suçu bilerek ve isteyerek kasten iştirak ettikleri, muhalif görüntüsü ile PKK/KCK, FETÖ/PDY ve DHKP/C silahlı terör örgütlerinin lehlerine yıllara yayılır şekilde haberler yaptıkları konusunda tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur" denildi. (23 Aralık 2019)

 

-BirGün’ün Fuat Avni davası sürüyor

            Gazeteci Barış İnce, Bülent Yılmaz, Cansever Uğur ve İbrahim Aydın hakkında BirGüngazetesinde 2014–2016 arasında yayınlanmış Fuat Avni haberlerinden dolayı “üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” iddiasıyla açılan dava İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, davayı 5 Mart 2020 tarihine erteledi. (26 Kasım 2019)

 

-TRT çalışanlarına Karlov suikastı davası

            Rus Büyükelçi AndreyKarlov'a yönelik suikast soruşturmasında, cinayetin TRT ana haber bülteninde yayınlanmasını sağlayarak FETÖ adına propaganda yaptıkları iddiasıyla dönemin TRT Merkez Haber Müdürü, Haber Koordinatörü, Merkez Haberler Sorumlusu, iki muhabir ve iki montajcı hakkında dava açıldı. Ankara Cumhuriyet Savcısı Adem Akıncı’nın hazırladığı 143 sayfalık iddianame, sanıklar hakkında örgüt üyeliği ve örgüte yardım yataklık suçlaması yapıldı. Savcı Akıncı, Karlov'un vurulma anının bir resim sergisine gönderilen 3G canlı yayın cihazı ile yurtdışına servis edilmesi ve TRT 1 Ana Haber Bülteni’nde yayınlanmasının, FETÖ’nün planlı propaganda eylemi olduğu iddiasında bulundu. (26 Kasım 2019)

 

-Hrant Dink davasında 100. duruşma

            Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink suikastına ilişkin görülen davanın 100. duruşmasına İstanbul Adliyesi 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Trabzon’dan SEGBİS’le dönemin Trabzon jandarma görevlisi Hasan Gözalan tanık sıfatıyla dinlendi. Gözalan, Dink suikastıyla ilgili ihbar tutanağını cinayet işlendikten sonra çözdüklerini anlattı. Gözalan, “Ben çözüm yaparken Samast, Samsun’da yakalanmıştı” dedi. Duruşmada dinlenen eski Emniyet Müdürü Yunus Dolar, mahkeme başkanının tutuklu sanıklardan gazeteci Ercan Gün’ün “FETÖ ilişkisine dair ne biliyorsunuz?” diye sorması üzerine, eski Zaman gazetesi genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın talimatlarını o dönem polis muhbirliği yapan Ercan Gün aracılığıyla ilettiğini öne sürdü. (26 Kasım 2019)

 

-MA muhabiri Altan gözaltına alındı

            Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Berivan Altan, Ankara’da evine yapılan baskınla gözaltına alındı. Hakkında Mersin 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından yakalama kararı olan ve Mersin’e götürülen Altan’ın dosyasında kısıtlılık kararı olduğu ve 24 saat avukat görüşü yasağı alındığı öğrenildi. (26 Kasım 2019)

 

-Turkuvaz medya grubundan Yurt gazetesine 50 bin lira tazminat davası

            Giresun’un Eynesil ilçesinde hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan cinayetiyle ilgili baba Şaban Vatan, Yurt gazetesine röportaj verdi. Vatan röportajda, ATV’de program yapan Müge Anlı ve ekibinin kendisine, “biz bu olayı çözdük” dediğini söylemiş, görüştüğü kişilerin gelen telefon üzerine apar topar gittiklerini anlatmıştı. Vatan, “Müge Anlı bana, biz baskıya maruz kaldık. ATV’nin en üstünden telefon geldi, binlerce kişinin tepkisi olduğu halde bir şey yapamıyoruz açıklaması yaptı” demişti.TurkuvazMedya Grubu, böyle bir görüşme olmadığı iddiasıyla Yurt Gazetesi’ne ATV ve Müge Anlı için ayrı ayrı 25’er bin liralık, Anlı adına Vatan için 1 liralık manevi tazminat davası açtı.

(27 Kasım 2019)

 

-Gazeteci Cemal’in yurt dışı yasağı kaldırıldı

            Almanya seyahati için İstanbul Havalimanına giden gazeteci Hasan Cemal’in pasaportuna el konuldu ve yurt dışı çıkış yasağı tebliğ edildi. Avukatının başvurusu üzerine 3 ay 22 gün ertelenmiş cezası bulunan Cemal’in yurt dışı çıkış yasağı kaldırıldı. (1-2 Aralık 2019)

 

 

-MA muhabirleri Topaloğlu ve Eser tutuklandı

            Mezopotamya Ajansı (MA) İstanbul muhabirleri Sadık Topaloğlu ve Sadiye Eser, gece saatlerinde İstanbul’da gözaltına alındı.Emniyet ve savcılıktaki ifadelerinin ardından Çağlayan Adliyesi’ne sevk edilen Topaloğlu ve Eser, 3. Sulh Ceza Hâkimliği’nce, ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla tutuklandı. (1-3 Aralık 2019)

 

-Aydınlık yazarı Evren Devrim Zelyut gözaltına alındı

            Aydınlık gazetesi yazarı ve internet sitesi editörü Evren Devrim Zelyut, “Reis'e 2020'de 3 darbe vurulacak” başlıklı ve özetle “İlk darbe ekonomi, ikinci darbe Babacan, üçüncü darbe Trump” iddiasında bulunduğu video nedeniyle Ankara’da evinde gözaltına alındı. Karakola götürüp ifadesi alınan Zelyut, serbest bırakıldı. (2 Aralık 2019)

 

-Gazeteciler Hürtaş ve Demir hakim karşısındaydı

            Afrin Operasyonu sırasında yaptıkları haberler ve sosyal medyada paylaşımları nedeniyle “örgüt propagandası” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlarından 10,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan gazeteciler Sibel Hürtaş ile Hayri Demir’in Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılamasına devam edildi. Mahkeme heyeti, beraat ve adli kontrol hükümlerinin kaldırılması taleplerini reddederek, duruşmayı 26 Mart 2020 tarihine erteledi. (3 Aralık 2019)

 

-BirGün çalışanlarına Albayrak davası başladı

            BirGün gazetesinden Uğur Koç, Mustafa Kömüş ve İbrahim Aydın hakkında “Ekşi Sözlük’teki Berat Albayrak-Özge Ulusoy başlığı kaldırıldı” haberinden kaynaklı “kamu görevlisine hakaret” suçlamasıyla açılan dava görülmeye başladı. Mahkeme, yazılı savunmaların sunulması için duruşmayı 27 Şubat 2020’ye erteledi. (4 Aralık 2019)

 

-Cumhuriyet davasında reddi hakim talebine ret

            Cumhuriyet gazetesinin eski yönetici, yazar ve çalışanları hakkında verilen mahkûmiyet kararlarının Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından bozulmasının ardından İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen davada, sanık müdafilerininreddihakim talebini reddedilmişti. Üst mahkeme konumundaki İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılan itiraz da reddedildi. (4 Aralık 2019)

 

-Gazeteciler Dündar ve Abbas’ın hakaret davası sürüyor

            Cumhuriyet gazetesi eski genel yayın yönetmeni Can Dündar ve sorumlu yazı işleri müdürü Yalçın Abbas hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla açılan davanın 11’inci duruşması, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Abbas, davanın hak düşümü süresi dolduktan sonra açıldığını ve bu nedenle düşürülmesi gerektiğini söyledi. Dündar hakkındaki yakalama kararının infazının beklenmesine hükmedilerek, dava 16 Ocak 2020’ye ertelendi.(5 Aralık 2019)

 

-Mezopotamya muhabirine beraat

            Mezopotamya Ajansı muhabiri Ergin Çağlar hakkında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması, Mersin 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuksuz yargılanan Çağlar, gazetecilik yaptığını söyleyerek beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, Çağlar hakkında beyanlarda bulunan tanık Halime Erden’in dinlenmesini istedi. Erden, Çağlar’ı tanımadığını ve 14 günlük gözaltı sürecinde yoğun baskı altında ifade verdiğini söyledi. Mahkeme, Çağlar hakkında beraat kararı verdi. (5 Aralık 2019)

-Gazeteci Özgentürk’e 4 yıl önceki paylaşımı için dava

            İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet gazetesi yazarı Işıl Özgentürk’ü 4 yıl önceye ait iki sosyal medya paylaşımı nedeniyle “örgüt propagandası” iddiasıyla yargılamaya başladı. Savunma yapan Özgentürk, “Bana bu gerekçeyle ceza vermeyin. Ancak doğruyu söylediğim; çocuk gelinlere ve kadın cinayetlerine karşı durduğum için ceza verecekseniz onur duyarım” dedi. Savcı, sosyal medya paylaşımı nedeniyle gazeteci Özgentürk’ün “zincirleme örgüt propagandası”ndan cezalandırılmasını talep etti. Dava 5 Mart 2020’ye kaldı. (5 Aralık 2019)

 

-Gazeteciler Şahin ve Gayıp’ın ev hapsi kaldırıldı

            Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Semiha Şahin ve muhabiri Pınar Gayıp’ın örgüt suçlamalarıyla yargılandığı davanın 7. duruşmasında mahkeme, Şahin ve Gayıp’a uygulanan ev hapsi ve imza şartını kaldırdı, yurtdışı çıkış yasaklarının devamına karar verdi. Dava 27 Şubat’a ertelendi. (11 Aralık 2019)

 

-Cumhuriyet’ten, Adalet Bakanlığı’na başvuru

            Cumhuriyet Gazetesi Vakfı, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu üyesi Prof.Dr. Burhan Kuzu hakkında, “İsim babası Atatürk olan gazete, günümüzde FETÖ ve PKK’nın yayın organı haline dönüştü” açıklamaları nedeniyle yaptığı suç duyurusuna ilişkin savcılığın ‘kovuşturmaya yer olmadığı’, itiraz üzerine de İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği’nce reddedilmesi kararı verilmesini Adalet Bakanlığı’na taşıdı. Kanun yararına bozulması talebiyle Adalet Bakanlığı’na verilen dilekçede, geçmişte Anadolu Ajansı için yaşanan bir dava süreci örnek gösterilerek, avukatların yaptığı itiraz sonucu ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararının kaldırıldığı anımsatıldı. (11 Aralık 2019)

 

-Cumhuriyet gazetesine tazminat cezası

            Muhabir Mehmet Kızmaz’ın 12 Şubat 2018 tarihli, “3. Havalimanı Mezarlık Gibi” başlıklı haberi nedeniyle havalimanının işletmesini alan İGA inşaat tarafından açılan davada karar çıktı. Cumhuriyet gazetesinin 15 bin lira tazminat ödemesi ve kararı en yüksek tirajlı üç gazetede ilan olarak yayınlaması kararı verildi.Havalimanında 55 işçinin öldüğünün açıklandığını hatırlatan muhabir Kızmaz, “Bunca işçi ölümü ve kötü çalışma koşulları varken, davanın İGA’ya değil de haberime açılmasını doğru bulmuyorum” dedi. (12 Aralık 2019)

 

-Gazeteci Oruç’a terörist suçlaması ve tutuklama

            Türkiye’de hakkında açılan davalarda aldığı cezalar nedeniyle 3 yıldır Kuzey Irak’ta yaşayan gazeteci Aziz Oruç, 11 Aralık’ta Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde gözaltına alındı. Eski çalışma arkadaşları, Oruç’un Avrupa’ya gitmek için İran üzerinden Ermenistan’a geçtiğini ancak zor kullanılarak İran’a iade edildiğini, İran askerlerinin de şiddetine uğrayan Oruç’un sınır tellerinden zorla Türkiye’ye bırakıldığı bilgisini paylaştı. Oruç’un y




Kaynak: mkhaber

Editör: Ali Tarık Hatipoğlu



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SOKAĞIN SESİ Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • PİŞMİŞ KELLE
    PİŞMİŞ KELLE
  • MUSTAFA KEMAL AKP'LİLERİ KORKUTTU
    MUSTAFA KEMAL AKP'LİLERİ KORKUTTU
  • ETHEM SARISÜLÜK VURULDUĞU YERDE ANILDI
    ETHEM SARISÜLÜK VURULDUĞU YERDE ANILDI
  • DÜŞMAN KARDEŞLER
    DÜŞMAN KARDEŞLER
  • ATDAN DÜŞTÜ,CUMHURBAŞKANI OLDU
    ATDAN DÜŞTÜ,CUMHURBAŞKANI OLDU
  1. PİŞMİŞ KELLE
  2. MUSTAFA KEMAL AKP'LİLERİ KORKUTTU
  3. ETHEM SARISÜLÜK VURULDUĞU YERDE ANILDI
  4. DÜŞMAN KARDEŞLER
  5. ATDAN DÜŞTÜ,CUMHURBAŞKANI OLDU
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • ATATÜRK
    resim yok
  • Türkiye-Almanya Turgay Şeren anısına
    resim yok
  • ORDU'DA SOKAĞIN DİLİ
    resim yok
  • Harmandalı
    resim yok
  • oku.net
    resim yok
  1. ATATÜRK
  2. Türkiye-Almanya Turgay Şeren anısına
  3. ORDU'DA SOKAĞIN DİLİ
  4. Harmandalı
  5. oku.net
VİDEO GALERİ
YUKARI