Bugun...



HAYAT ALMANLAR'A VAR(3)
Tarih: 12-07-2018 13:23:45 Güncelleme: 12-07-2018 13:40:45 + -


İş dünyasının hükumeti, 13.Cumhurbaşkanı başkanlığında fotoğraf verdi. Artık elimiz arkamızda dolaşacağız. Almanlar'a ve AB'ye ülkenin kaynaklarını altın tepside sunacak bir yönetim iş başında. 21 milyon kişi işsiz,yardım alıyor ve açlık sınırının altında yaşıyor. Oysa Almanlar yurttaşlık ücreti alıyor, çalışmak istemiyor. Her birinin aldığı çalışmama ücreti burada bir kamu işçisinin maaşından fazla. Yani hayat Almanlar'a kolay.O halde anlatmaya devam edeceğiz Almanya'yı...

facebook-paylas
Tarih: 12-07-2018 13:23

HAYAT ALMANLAR'A VAR(3)

Tarif ettikleri yönde ilerleyip kalacağım yeri buluyorum.Bağlantımı yaptığım apart otelde ki odama yerleşiyorum. İki kişilik oda 65 Euro yani bizim paramızla 350 TL yaklaşık olarak.  İyi ki bir günlüğüne gelmişim diye düşünüyorum. Yoksa bataktasınız. Ardından kenti gezmeye başlıyorum. Cebimde 11 Euro'ya aldığım  beş binişlik saat 17.30'ya kadar geçerli toplu taşım bileti var. Kentin merkezinde hemen her yöne giden tramvay sistemi var. O halde kısa bir kent gezisi için bu tramvay sisteminden yararlanmaya bakıyorum. Bu tramvayla kent gezisi ancak biletimin yettiği ile sona eriyor. Yine aynı yere dönüyorum, üzeinde Almanların sörf yapıp,gezinti yapabildikeri, kıyılarını plaj olarak kullanabildikleri ırmak boyuna gidiyorum.

 

Kent merkezinden akan birden çok Irmak var. Irmağın üzerinde birden fazla köprü araç trafiği yükünü taşıyıp, ırmakla bölünmüş kenti birleştiriyor. Irmakların kenarları sık ağaçlıklı koruluk. İnsanlar ulaşımda toplu taşımadan daha çok bisiklet kullanıyor. Araç trafiği bisikletlilere birlikte yoğun,ancak otomobil kullanıcıları kesin olarak bisikletle ulaşım yapanlara karşı sorumluluk içindeler. Bisiklet kullanalar çoğunlukla gençler ve sportmenler. Kadınlar ve erkekler, daha çok da genç kızlar, genç erkekler bisiklet kullanıcıları. Meydanda öğleden sonra birahanelerin müşterileri yoğunlaşıyor, Hele ki iş saati bitiminden sonra aktivite bar ve birahanelerde artıyor. Ucuz şarap marketleri, aperatif her türlü su ürünleri, özellikle de Almanlar en çok da su ürünleri içinde ahtapotu tercih etmeleri dikkatimi çekiyor. Bira alıyorum, bizdekilerden çok büyük bir parmakta bira beş Euro.... Birahanenin ahşap masalarından birine  oturuyorum, Almanları izliyorum. Birlikte içenle olduğu gibi benim gibi yalnız içenlerde çok. Biraları su gibi, alkol oranı anlıyorum ki çok düşük.  Sonra müzeyi geziyorum, film seti alanı sanki. Ortaçağ'dan kalma sivri kuleli,  katedrali andıran, insanın içine korku salacak derecede de karanlık.

Turistler ağırlıkta... Özellikle de uzak doğudan gelenler. Çevreyi dolaşıyorum, meydanın  metro çıkışında bir alışveriş mağazasının vitrini önünde bir kaç Polonyalı turist, bir vitrine bakarak gülüyorlar. Ben de bakıyorum ki tanıdık bir sima, o da ne ? Cumhurbaşkanı Erdoğan. Almanya'da yaşayan ve spor yapan ünlü oyuncularla, sanatçılarla çekilmiş fotoğrafları var vitrinde. Her fotoğrafın önüne ise soru işaretleri var. Anlam vermesem de soru işaretlerine turistlerin gülmesi ve  bana dönerek Erdoğan'ı işaret etmelerinden anlıyorum ki, Erdoğan Almanya'da bir olumlu veya olumsuz Türk Markası.

Gece meydan da müzik ve eğlence sürüyor. Ancak taşkınlık yapmadan. Yoruluyorum, ağırlıkla sarışın ve estetik ama durgun Almanların arasında. Ancak diyalog kurmakta da zorlanmıyorum,yabancı dilimin iyi olmamasına karşın. Türkçe'yi bir çoğu en az benim İngilizce'yi bildiğim kadarıyla biliyorlar. Türklere rastlıyorum, onlar ise Türkiye'den gelenlerden,Almanlardan  daha çok korkuyorlar nedense. Bunun iki nedeni olduğu sonucunu çıkarıyorum, hem dönercilerle  sohbetten, hem de rastlaştığım Türklerden. Birincisi Türkiye'de ki siyasal ortamdan kaçanların burada yaşamaları ve onların takip edileceklerini düşünmeleri, ikincisi Türkiye'den gelenlerin kaçak olabileceğini düşünerek, bulaşmak istememeleri.

Otelime giderek odam da yatıyorum. Oda da herşey var, miktarı dalga fırın, buzdolabı, bardaklar. Gidecekler iki kişi olarak bu otelde kalırlarsa Almanya'da dışarda bizim paramızla çok pahalı olan yeme ve içmeyi daha ucuza mal edebilirler.

Ertesi gün içtiklerimin etkisiyle derin uyumuş olmalıyım ki çok erken kalkıyorum.  Ama meydana çıkıyorum her yerden kafiler halinde bisikletliler, "vır vır" tekerlek sesleriyle, ıslak sokaklarda ve caddelerde pedal çeviriyorlar. Anlıyorum ki Almanlar, sabah erkenden düzenli bisikletle spor yapıyorlar, öğleden sonra ise birahanelere doluyorlar çoğunlukla. Otomobillerin trafiğe çıkışıyla da, mesainin başladığını anlıyorum, toplu taşım araçlarının boşluğuna bakarak, iş yapanların otomobillere binenlerin iş güç sahibi olduklarını anlıyorum. Niye çalışsınlar ki diğerleri,Türkiye gibi ülkeler ucuz işgücü olarak onlar için  çalışıyorlar nasıl  olsa. Almanların ise gençleri, en az  bizde orta derecede  ücret alan birinin maaşı kadar  işsizlik parası alıyorlar, emeklileri ise üst düzey çalışan kadar emekli maaşı alıyor.

Sonra kenti gezmeyi sürdürüyorum. Burada yaşayan Türklerin öğrenci olanları hariç, hepsinin Almanların temizliğini yaptıklarını görüyorum. Yani hizmetçiler, ister Almanya'da ister ülkesinde hizmetçilikten kurtulamıyorlar.

Moralim bozuluyor, benim de, kendi ülkemde de moralim bozuluyor, burada da. Kanser hastalığına iyi geldiğini okuduğum gümüş iyonizeri almaya geldiğim Almanya'da Farmakologlarla konuşuyorum, aynı ürünün Amazon'da daha ucuza satıldığını öğreniyorum. "Burada öyleyse ne işim var" diye düşünüp, dönüş saatime çok olmasına karşın, havaalanına gitmeye karar veriyorum.

 

Havalanında önce peronumu güvenlikçiye soruyorum, İngilizce yarım yamalak anlatıyor ve ardından"kemerimi çıkaracak mıyım?" diye sorunca ise "evet kayış" diyor, gülüşüyoruz. Bloku bulunca bir bayan danışmana soruyorum, o da nazikçe tarif ediyor, bloka nereden geçeceğimi ise temizlikçilik yapan Türk'e soruyorum. Peron önünde Türk yolcuları, hepsi de Türk. Polis arada bir gelip birlerine kimlik soruyor ve araştırıyor. Bulunduğum blokun az gelişmiş ülkelere ayrıldığını anlıyorum. "C" sınıfı , buna da şükür demek mi gerekiyor? Çalışan Türk açıktan, Türkiye ise  gizlice aşağılanmaya çalışılıyor. Bu eziklerin neden Erdoğan'a sandıkları patlatırcasına oy verdiğini anlıyorum. Onların ezik duygularını okşuyor çünkü.

 

Bu yazıyı yazarken yerli yabancı gurme grubu TV'de  konuşuyorlar. Aptal gurmemiz neden diyor Siyez buğdayını devletten tanıtmaz, diğer aptal ise "ben" diyor, yabancı bilim adamlarına dünyanın en çok mantar türünün bulunduğu ülkemizden mantar gönderiyorum. "İyi ki tanıtım yeteneksizliğinden herşey tanıtılmıyor" diye düşünüyorum ve "bu aptallara kalsak,herşeyimizi peşkeş çekeriz" diye düşünerek küfür edip onlara, kendi kendime söyleniyorum.

 

 




Kaynak: mkhaber

Editör: Ali Tarık Hatipoğlu



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZI DİZİSİ Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • PİŞMİŞ KELLE
    PİŞMİŞ KELLE
  • MUSTAFA KEMAL AKP'LİLERİ KORKUTTU
    MUSTAFA KEMAL AKP'LİLERİ KORKUTTU
  • ETHEM SARISÜLÜK VURULDUĞU YERDE ANILDI
    ETHEM SARISÜLÜK VURULDUĞU YERDE ANILDI
  • DÜŞMAN KARDEŞLER
    DÜŞMAN KARDEŞLER
  • ATDAN DÜŞTÜ,CUMHURBAŞKANI OLDU
    ATDAN DÜŞTÜ,CUMHURBAŞKANI OLDU
  1. PİŞMİŞ KELLE
  2. MUSTAFA KEMAL AKP'LİLERİ KORKUTTU
  3. ETHEM SARISÜLÜK VURULDUĞU YERDE ANILDI
  4. DÜŞMAN KARDEŞLER
  5. ATDAN DÜŞTÜ,CUMHURBAŞKANI OLDU
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • ATATÜRK
    resim yok
  • Türkiye-Almanya Turgay Şeren anısına
    resim yok
  • ORDU'DA SOKAĞIN DİLİ
    resim yok
  • Harmandalı
    resim yok
  • oku.net
    resim yok
  1. ATATÜRK
  2. Türkiye-Almanya Turgay Şeren anısına
  3. ORDU'DA SOKAĞIN DİLİ
  4. Harmandalı
  5. oku.net
VİDEO GALERİ
YUKARI