Bugun...



ÇGD Mart Ayı raporu: Yaşanan tam bir basın felaketi
Tarih: 11-04-2021 14:39:31 + -


Çağdaş Gazeteciler Derneği Mart ayı raporu incelendiğinde har ay olduğu gibi Mart ayının basın açısından iktidardan ve kurumlarından kaynaklı haber özgürlüğünü kısıtlayıcı ceza, engellemeler ile geçtiğini gösterdi. Rapor şöyle:

facebook-paylas
Tarih: 11-04-2021 14:39

ÇGD Mart Ayı raporu: Yaşanan  tam bir  basın felaketi

1-2 Mart 2021: Milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle, Etkin Haber ve Mezopotamya Ajansı erişime engellendi. 5 Mart 2021: HDP Van İl Örgütü binasının bulunduğu sokağın polis bariyerleriyle kapatılmasının ardından valilik binası önünde eylem başlatan milletvekillerinden Murat Sarısaç ile röportaj yapmak isteyen gazeteciler engellendi. Gazetecilerin, kendilerini engelleyen emniyet mensuplarına basın özgürlüğünün ihlal edildiğini söylemesi üzerin polis amiri tarafından “Git şikayet et, çektirmiyorum” demesi görüntülere yansıdı. 9 Mart 2021: Basın İlan Kurumu’nun 407 gündür resmi ilan ve reklam vermediği Yeni Asya gazetesi, “İlan ambargosuna karşı hukuk mücadelesi başlattık” manşetiyle çıktı. 10 Mart 2021: Anadolu Ajansı, Ferhan Şensoy’un vefat eden sanatçı Rasim Öztekin için yazdığı mektubu sansürledi. Şensoy mektubunda, “Bir gün ben de uçup geleceğim gökyüzüne. Buluşuruz gökyüzünde neşeli bir meyhanede” ifadelerini kullandı. Anadolu Ajansı ise mektuptaki “neşeli bir meyhanede” kısmına haberinde yer vermedi. 11 Mart 2021: Basın İlan Kurumu (BİK), BirGün gazetesine 17 Ocak 2021 tarihinde yayımlanan “Wushu Federasyonu’nun sorumlusu Velioğlu, Hizbullah’tan hapis yatmış: Gericiliğin spor yapılanması” başlıklı haber nedeniyle iki gün resmi ilan kesme cezası verdi. BİK Genel Müdürü Rıdvan Duran aynı zamanda Türkiye Wushu Federasyonu Asbaşkanı olarak federasyonun yönetim kurulunda yer alıyor. 11 Mart 2021: FETÖ ve DHKP/C üyesi olduğu iddiasıyla bir süre tutuklu kalan ve görevinden uzaklaştırılan Bakırköy Cezaevi hekiminin yerine hakkında soruşturma yürüten dönemin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ömer Faruk Aydıner’in doktor olan eşi Nermin Aydıner‘in getirilmesi ile ilgili haber-

 

3 Çağdaş Gazeteciler Derneği ler, Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliği‘nce 25 Eylül 2020’de erişime engellenmiş ve silinmesine karar verilmişti. Aynı konuda OdaTv ve Gazete Duvar’da yapılan diğer haberler de “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, aynı hakimlik tarafından erişime engellendi ve silinmesine karar verildi. 11 Mart 2021: Yargıtay üyesi Ömer Faruk Aydıner, eski MİT mensubu olduğu belirtilen Mehmet Ali Bal ve uyuşturucu ticaretinden uzunca bir süre tutuklu kalan Nizamedin Kahramanoğlu’nun çete kurarak bir iş kadınının hisselerini ve parasını almaya çalıştıklarının iddia edilmesi ve Aydıner hakkındaki dosyanın işlemden kaldırılması ile ilgili haberler, Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 18 Şubat’ta erişime engellenmişti. Aynı konuda Manifesto’da yer haber ve içerikler de “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliği‘nin kararı ile erişime engellendi ve silinmesine karar verildi. 12 Mart 2021: Yeniçağ yazarı Murat Ağırel’in de gündeme getirdiği, ucuz et projesi kapsamında A101, BİM ve MİGROS’a et tedariki yapan alt tedarikçi firmalardan biri olan Bursa merkezli ETTAT Et Ürünleri Firması’nın, Et ve Süt Kurumu’ndan 20 liraya aldığı eti daha yüksek fiyattan piyasaya sattığı iddiasıyla ilgili “Tarımdan Haber” sitesinde yer alan haber, “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, Bursa 2. Sulh Ceza Hakimliği‘nce erişime engellendi ve silinmesine karar verildi. 12 Mart 2021: Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde kadın öğrencilerin kendilerine tacizde ve hakarette bulunduğunu belirterek şikayet ettikleri akademisyenin bölüm başkanlığına getirilmesiyle ilgili Sendikaorg, Gazete Yolculuk ve ABC Gazetesi’nde yer alan haberler, “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, Rize Sulh Ceza Hakimliği‘nin kararı ile erişime engellendi. 16 Mart 2021: Pelin Ünker’in, “Paradise Papers” haberi nedeniyle dönemin Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak ve ağabeyi Serhat Albayrak ve Çalık Holding’in şikayeti üzerine yargılandığı dava ile ilgili Deutsche Welle, Diken ve Gazete Duvar’da yer alan haberler, “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği‘nin kararı ile erişime engellenerek silindi. Aynı karar ile Serhat Albayrak’ın adının geçtiği Oda Tv, Cumhuriyet’teki çeşitli haberlere de erişim engellendi ve silinmelerine karar verildi. 16 Mart 2021: Ekonomist Ali Bilge’nin, “ABD’deki Halk Bankası davasından 20 milyar dolar ceza gelecek” açıklamasının haberleştirildiği T24’deki içerik, “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği‘nin kararı ile erişime engellendi. 17 Mart 2021: Firari savcı Zekeriya Öz’ün bir dönem yakınında bulunan gizli tanığın, Ordulu bir iş insanı ve o dönem Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’ndan sorumlu başsavcı vekili olarak görev yapan İrfan Fidan‘ın adının geçtiği bir haber, “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği‘nin 23 Şubat tarihli kararı ile erişime engellenmişti. İlgili karardaki haberle benzer içerikte olduğu gerekçesiyle Sol, Oda Tv ve Gerçek Gündem’deki haberler de Erişim Sağlayıcıları Birliği‘nin kararı ile erişime engellendi. 17 Mart 2021: Tuzla Deri Sanayi Bölgesi’nde bulunan İskefe Deri Fabrikası‘nda yaşanan iş kazası ve fabrikada sendikal örgütlenmenin engellendiğiyle ile ilgili Evrensel’de yer alan haber, “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliği‘nin kararıyla erişime engellendi. 23 Mart 2021: Sas Elektrik Enerji Dağıtım Danışmanlık ve Sas Petrol Elektrik Enerji A.Ş’nin “saadet zinciri” ile yüzlerce kişiden 40 milyon TL dolandırdığını içeren, Hürriyet, Yeni Şafak, ve Sabah’daki haberler, “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği‘nce erişime engellendi.

 

 

23 Mart 2021: RTÜK, HDP’nin televizyon kanallarında aleyhlerinde kullanılan ifadelerle ilgili şikayetini “ifade özgürlüğü” kapmasında bularak, reddetti. RTÜK, Nedim Şener’in Haber Türk yayınında “HDP’nin Türkiye’de bir kaos yaratma peşinde olduğunu” belirtmesi ve “İçerde ayaklanma çağrısı yapmaya çalışıyorlar” ifadelerini yasa ihlali gören HDP’nin görüşüne katılmadı. Metin Özkan’ın “HDP milletvekillerinin Gazi Meclis’i tehdit ettiği” ifadesinin de yasa ihlali içermediği 4 Medya İzleme Raporu - Mart, 2021 Türkiye’de tek parti iktidarında geçen son 19 yılda, hemen hemen bütün kamu kurumlarında yoğun bir çürüme yaşandı. Kamu kurumları, iktidarın siyasi görüş ve hedefleri doğrultusunda hareket ederek, varoluş nedenlerinden gittikçe uzaklaşmış durumda. Özellikle özerk, denetleyici ya da düzenleyici nitelikteki kurumların, kamunun yararını gözetmeleri için anayasa ve yasalardan aldıkları gücü, siyasi bir görüşün amaçları uğrunda kullanması, işleyişte sorunlar yaratmakla kalmadı, düzeyine göre anayasal suç, düzeyine göre yasa ihlali suçu oluşturdu. Bu duruma birebir örnek kurum ise, son yıllarda Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Radyo ve Televizyon Kurulu (RTÜK)’dur. Türkiye’deki düzenleyici ve denetleyici kurumlar içinde anayasal nitelikli tek kurum olma özelliği de taşıyan RTÜK, günümüz itibariyle, siyasi iktidara eleştirel yaklaşan yayın kuruluşlarını baskı altına almayı temel iş edinmiştir. Türkiye’de milyonların izlediği televizyon kanallarını, cezalarla kapatmakla tehdit eden; buna karşın iktidarın anlayışı doğrultusunda yayın yapan televizyon kanallarının, her türlü hedef gösterme ve hakaret içerikli söylemlerine göz yuman RTÜK’ün, çürümenin yaşandığı en dikkat çekici kurumların başında yer almasının öncelikli nedeni, üst kurul üye yapısının tamamen siyasi bir mekanizma sonucu oluşmasıdır. Bilindiği gibi RTÜK üyeleri; TBMM’de temsil edilen siyasi partilerin milletvekili sayılarına göre TBMM Genel Kurulu’nda seçimle belirlenmektedir. Bu da kaçınılmaz olarak kurumda çoğunluğu elinde tutan partinin temsilcilerinin görüşleri çerçevesinde uygulamaların hayata geçirilmesine yol açmakta. Düşünce ve ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün kullanılmasında belirleyici etkiye sahip kitle iletişim araçlarından radyo ve televizyonları tarafsızlık ilkesiyle denetleme sorumluluğunu taşıyan RTÜK’ün, baştan sona siyasi bir anlayışla dizayn edilmesi zaten çözülmesi gereken temel sorunken, bir de buna ‘başkan’ sorunu eklenmiştir. Kurum tüzel kişiliğinin en üst düzeyde temsil edildiği ‘başkanlık’ makamı ne yazık ki RTÜK’te resmen var olmakla birlikte fiiliyatta içi boşalmıştır. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin; yaptığı açıklamalar, imza attığı kararlarla anayasal bir kurumun başkanı değil de adeta AKP gençlik kolları başkanı olduğunu herkese ilan etmek istemektedir. Ebubekir Şahin, tarafgirliği mahkemece de kayıt altına alınmış bir kişidir. Geçen yıl Ankara 12. İdare Mahkemesi’nde, RTÜK’ün verdiği bir cezaya ilişin görülen davada; cezanın daha inceleme aşamasındayken Ebubekir Şahin’in açıklamalar yaptığına dikkat çekilerek, “Yaşanan tüm bu hususların da bağımsız idari otorite vasfındaki davalı idarenin eylem, işlem ve kararlarında uzmanlıktan uzaklaştığı, profesyonel bir davranış sergilemediği, tarafsızlık algısına ağır darbe vurduğu görülmektedir. Dava konusu kararın alınış ve tebliğ sürecinin anayasa, yasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün ihlali niteliğinde olduğu, adil yargılanma ilkesine aykırılık taşıdığı açıktır” tespiti yapılmıştı. Ebubekir Şahin, geçen yıl yaptığı başka bir açıklamada, “Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından talimat ve telkin olmadı ama olursa devletimizin başıdır, onun talimatları ve telkinleri devletin bütün organlarını ilgilendirir. Talimat ve telkinlerini emir telakki eder, başımızın üstüne deriz.” diyerek RTÜK’teki görev anlayışını aşikar ederken, Recep Tayyip Erdoğan’a bağlığını göstermek için hiçbir fırsatı da kaçırmıyor. Erdoğan’ın AKP Genel Başkanına yeniden seçildiği 24 Mart tarihinde bir mesaj paylaşan Ebubekir Şahin, “Dünya lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı. Şahin’in tüm açıklama ve tavırlarının bir amacı olduğu kesin de, aklımıza takılan soru: Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı acaba Ebubekir Şahin ne olurdu! Erdoğan olmasaydı acaba RTÜK Başkanı Şahin ne olurdu! 5 Çağdaş Gazeteciler Derneği belirtildi. A Haber sunucusu Erkan Tan’ın canlı yayında “HDP’nin terör sevicilerden bir topluluk olduğunu” ifade ederek, “HDP, Türkiye Cumhuriyeti devletinin düşmanıdır” ve “HDP istikrarı bozup kaos peşinde” sözleri ile ‘Ajans Hafta Sonu’ programında AKP Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın “HDP milletvekilleri, Kandil’den terörist başından talimat alıyorlar ve TBMM’de uygulamaya çalışıyorlar” ifadeleri de RTÜK tarafından “ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirildi. 24 Mart 2021: Elazığ’da şüpheli şekilde hayatını kaybeden Kırgızistanlı gazeteci Yeldana Kaharman’ın, Mehmet Ağar’ın oğlu AKP Elazığ Milletvekili Tolga Ağar’ın cinsel saldırısına uğradığı ve intihar ettiği iddiasının yer aldığı haber ve içerikler İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 11 Şubat 2020 tarihli kararı ile erişime engellenmişti. Bu erişim engelleme ile ilgili yapılan haberlerin dahil olduğu toplam 97 URL, “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, Elazığ 1. Sulh Ceza Hakimliği‘nce erişime engellendi. 24 Mart 2021: Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın ve iş insanı Fettah Tamince’nin avukatı Ahmet Kürşat Köhle ile Antalya L Tipi Cezaevi’nde bir mahkumu kayıt dışı ziyaret eden Cezaevlerinden Sorumlu Başsavcı Vekili Gürkan Kütük‘ün görevden alınması ile ilgili Sözcü’de yer alan Aytunç Erkin’in yazısı, “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, Antalya 1. Sulh Ceza Hakimliği‘nce erişime engellendi. 28 Mart 2021: Basın İlan Kurumu (BİK), Anayasa Mahkemesi’nin “basın özgürlüğü ihlali” olduğuna hükmettiği resmi ilan kesme cezalarına devam etti. BİK, Esra Elönü’nün başvurusu üzerine BirGün’ün internet sitesinde yayımlanan “Özdemir Erdoğan’dan yandaş eleştirilere tepki: İBB konserlerine de gittim” başlıklı haber nedeniyle iki gün süreyle ilanların kesilmesine karar verdi. Ceza, Elönü hakkında “AK troll” ifadesi kullanılması nedeniyle kesildi. 31 Mart 2021: Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), “inanç ve manevi değerleri dalga konusu yaptığı” gerekçesiyle Halk TV ve TELE 1’e yeni cezalar kesti. RTÜK, Halk TV’de Ayşenur Arslan ve ekonomist Emin Çapa’nın yer aldığı Medya Mahallesi programında, dini hassasiyetlerle alay edildiği ileri sürdü. Yayında, koronavirüse yakalanan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Amerikan Hastanesinde yattığı belirtilerek, “İktidara yakın olanlara rabbimiz hep böyle yerlere Cleveland, Amerikan Hastanesi gibi yerleri söylerler” ifadeleri kullanılmıştı. Üst Kurul, “Özlem Gürses ile Kayda Geçsin” programında yorumcu Murat Ağırel’in “Parsel Parsel” isimli kitapla ilgili konuşurken eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in FETÖ’nün siyasi ayağı olduğunu, belediyede çeşitli yolsuzluklar yaptığını belirterek, yargının görev alanına dair hüküm veren iddiaları, yayın ilkesi ihlali olarak değerlendirdi. Halk TV’nin “İki Yorum” programında Levent Gültekin’in eski Başbakan Necmettin Erbakan’ı laiklik karşıtı olmakla suçlaması da ‘eleştiri sınırlarını aştığı’ gerekçesiyle, Halk TV’ye idari para cezası kesildi. Üst Kurul, TELE 1’de yayınlanan “18 Dakika” programında Emre Kongar’ın kullandığı “İslami terör” ifadesinin toplumun dini hassasiyetlerine aykırı olduğunu savunarak, yayıncı kuruluşa idari para cezası verdi. 31 Mart 2021:

 

 

Basın İlan Kurumu (BİK), Boğaziçi Üniversitesi’nde rektör atamasına karşı çıkan öğrencilerin eylemine dair Evrensel’de yer alan bir haberde “saldırı” ifadesinin geçmesini gerekçe göstererek, 5 gün ilan ve reklam kesme cezası verdi. BİK’in ceza gerekçesinde “Kolluk kuvvetleri tarafından yapılan müdahalenin ‘müdahale’ yerine haber başlığında ‘saldırı’ olarak ifade edilmesinin Cumhuriyetimize ve halkımıza sadakatle bağlı kolluk kuvvetlerimiz hakkında toplumumuzda olumsuz algı yaratmaya yönelik olduğu görülmüştür” iddiası yer aldı. 6 Medya İzleme Raporu - Mart, 2021 2 Mart 2021: Fatih Portakal, bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle “Bankacılık Kanunu’na muhalefet” ve “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarıyla yargılandığı davanın İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, her iki suçlamadan da beraat etti. 3 Mart 2021: Habertürk TV eski muhabiri Mustafa Gökkılıç’ın da bulunduğu 10’u tutuklu 18 sanık hakkında MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın 7 Şubat 2012’de ifadeye çağrılması gerekçesiyle açılan, kamuoyunda “MİT kumpası” diye bilinen davanın karar duruşması görüldü. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi, Gökkılıç’ı “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 6 yıl 3 ay, “soruşturmanın gizliliğini ihlâl” suçundan 2 yıl 1 ay olmak üzere toplam 8 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm etti. Mah02 Gözaltı, Tutuklama, Dava ve Yargı Kararları keme, Mustafa Gökkılıç’ın tutuklulukta geçirdiği süreyi dikkate alarak adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti. 4 Mart 2021: Kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile dayanışma amacıyla başlatılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katılan Can Dündar ve Özgür Gündem eski Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya’nın “kamu görevlisine hakaret” suçlamasıyla yargılandıkları davanın 16. duruşması görüldü. Can Dündar hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenmesine karar verildi. 4 Mart 2021: Kapatılan Taraf gazetesinin yöneticileri Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Yıldıray Oğur ve muhabir Mehmet Baransu’nun “Egemen Harekat Planı” adlı belgenin yayımlandığı iddiasıyla yargılandıkları davanın 7 Çağdaş Gazeteciler Derneği 34. duruşması, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, davanın tek tutuklu sanığı olan Mehmet Baransu’nun tutukluluk halinin devamına ve dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar verdi. Dava 2 Haziran’a erteledi. 4 Mart 2021: Türkiye’nin Afrin operasyonu ile ilgili sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılanan gazeteciler Sibel Hürtaş ile Hayri Demir’in duruşması görüldü. Hürtaş ve Demir’in TCK 301’den yargılanması için Adalet Bakanlığı’ndan izin beklenmesine ve yargılamanın durmasına karar verildi. 4 Mart 2021: Oktay Candemir, 5 Eylül 2019 tarihli köşe yazısı nedeniyle “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılandığı davada beraat etti. 4 Mart 2021: Cumhuriyet gazetesi muhabiri Hazal Ocak hakkında Gaziantep Şahinbey Belediyesi tarafından 20 bin TL manevi tazminat talebiyle açılan davanın sekizinci duruşması, Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, davanın reddine karar verdi. 5 Mart 2021: Alican Uludağ hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Murat Ağırel ve Hülya Kılınç’ın tutukluluk incelemesinin onlardan habersiz yapılmasını “hukuksuzluk” diyerek eleştirdiği için “hakaret” suçlamasından soruşturma başlatıldı. Gazeteci Uludağ, ifade verdi. 6 Mart 2021: Anayasa Mahkemesi, Basın İlan Kurumu’nun Korkusuz Gazetesi’ne verdiği resmi ilan ve reklam kesintisi cezasını hak ihlali saydı. AYM kararında “İfade ve basın özgürlüğü ihlal edildi” denildi. 8 Mart 2021: Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız ve Tele1 TV Ankara Temsilcisi İsmail Dükel’in haber kaynaklarıyla yaptıkları görüşmeler nedeniyle “gizli bilgileri temin ve açıklama” suçlamalarıyla yargılandığı davanın 4. duruşması Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Müyesser Yıldız’a “yasaklanan bilgileri temin” ve “yasaklanan bilgileri açıklama” suçlamalarıyla toplam 3 yıl 7 ay 10 gün, İsmail Dükel’e “yasaklanan bilgileri temin” suçlamasıyla 1 yıl 15 gün hapis cezası verdi. 9 Mart 2021: Bursa Rahmet FM’de program yapan Hazım Özsu, gece yarısı evine gelen kar maskeli biri tarafından kalbine tabancayla ateş edilerek öldürüldü. Daha sonra yakalanan katil zanlısı Halil N. ifadesinde, Hazım Özsu’yu, “programını beğenmediği” için öldürdüğünü söyledi. 9 Mart 2021: Mezopotamya Ajansı muhabiri Sadiye Eser ile Sadık Topaloğlu’nun “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın, üçüncü duruşması görüldü. Mahkeme, Eser ve Topaloğlu aleyhinde ifade veren tanık hakkında zorla getirme müzekkeresi yazılmasına, imza verme şeklindeki adli kontrollerinin kaldırılmasına, yurtdışı çıkış yasaklarının devamına karar vererek, davayı 8 Haziran’a erteledi. 9 / 16 Mart 2021: Corona virüsü salgını dolayısıyla AKP iktidarı tarafından açılan bağış kampanyasını eleştirerek, sosyal medya hesabından attığı tweet nedeniyle hakkında “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılamak” suçlarından yargılandığı davanın beşinci duruşması, Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mütalaasını sunan savcı, Aygün’ün cezalandırılmasını talep etti. Dava 16 Mart’a ertelendi. 16 Mart tarihinde görülen duruşmada Aygün, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasından beraat ederken, “Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılamak suçlamasından 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Hükmün açıklanması geriye bırakıldı. 9 Mart 2021: Önsöz Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Songül Yücel, Mücadele Birliği Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Acar ile muhabir Serpil Ünal’ın sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada karar duruşması görüldü. Acar, Ünal ve Yücel’e “örgüt propagandası” suçlamasıyla 1 yıl 6ay 22’şer gün hapis cezası verildi. 10 Mart 2021: Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil’e, Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğretim üyesi Ebubekir Sifil’in kendisi hakkında yaptığı bir paylaşıma cevaben yazdığı “Yobazın tehdidi” başlıklı köşe yazısı nedeniyle “hakaret” ve “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağıla- 8 Medya İzleme Raporu - Mart, 2021 ma” iddiasıyla soruşturma açıldı. Özdil, açılan soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu’na ifade verdi. 11 Mart 2021: Kapatılan Özgürlükçü Demokrasi gazetesi İmtiyaz Sahibi İhsan Yaşar ve editör Hicran Urun, Mehmet Ali Çelebi, Reyhan Hacıoğlu ve İshak Yasul hakkında verilen cezalar istinaf mahkemesince bozuldu. 11 Mart 2021: Hakkı Boltan hakkında, bir basın açıklaması kapsamında yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek “cumhurbaşkanına hakaret” ve “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamalarıyla açılan davada savcı, 7 yıla kadar hapis cezası istedi. 11 / 16 Mart 2021: “Sözcü savcısı sabıkalı çıktı” ve “Sözcü davasının savcısı rüşvetten sabıkalı çıktı” başlıklı haberde savcının ismini açıkça yazdıkları için Sözcü gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Necret Önemli ile Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Seyhan Avşar’ın “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması, İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mütalaasını sunan savcı, Önemli ve Avşar’ın “terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklama” suçundan cezalandırılmalarını istedi. Süre talebini kabul eden mahkeme, davayı 16 Mart’a erteledi. Sonraki duruşmada, atılı suçun unsurlarının oluşmadığından Önemli ve Avşar beraat etti. 16 Mart 2021: KHK ile kapatılan Özgür Gün TV’nin eski çalışanı Barış Barıştıran’ın mart 2016’da Diyarbakır’da yapılan Demokratik Toplum Kongresi Olağanüstü Kongresi’ni canlı yayınladığı gerekçesiyle “örgüt propagandası” iddiasıyla yargılandığı davanın 8. duruşması Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Barış Barıştıran’ın “örgüt propagandası yapmak” suçundan beraatına karar verdi. Diğer sanık Mustafa Çukur’a ise 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verildi, hükmün açıklanması geri bırakıldı. 16 Mart 2021: KHK kapatılan Özgürlükçü Demokrasi gazetesinde 21 Ekim – 1 Kasım 2016 tarihleri arasında yayımlanan haber ve köşe yazıları gerekçe gösterilerek “Türkiye Cumhuriyeti Devletini, hükümetini, yargı organlarını, askeri ve emniyet teşkilatını alenen aşağılama” suçlamasıyla yargılanan gazeteciler Aziz Oruç ile Ersin Çaksu’nun davasının görülmesine İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Savcı, Ersin Çaksu hakkında yakalama emrinin infaz edilmesini istedi. Oruç’un avukatı dosyadaki eksik hususların giderilmesini talep etti. Mahkeme, Çaksu hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenmesine karar vererek, duruşmayı 13 Temmuz’a erteledi. 16 Mart 2021: Cumhuriyet gazetesi eski muhabiri Alican Uludağ ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Olcay Büyüktaş Akça hakkında 22 Kasım 2019 tarihinde yayımlanan “Gar katliamında gizlenen dosya” başlıklı haber gerekçe gösterilerek “terörle mücadelede görev almış muhbiri basın yayın yoluyla hedef göstermek” suçlamasıyla açılan davanın duruşması İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme Başkanı, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nden beklenen iddianamenin geldiğini ve dosyaya eklendiğini belirtti. Savcı, dosyadaki eksiklerin giderilmesini talep etti. Mahkeme, duruşmayı 15 Haziran’a ertelenmesine karar verdi. 16 Mart 2021: Arif Arslan’ın “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davanın 12. duruşması Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Aslan, haber takibi sırasında Van Büyükşehir Belediyesi binası çevresinde yaptığı çekimin “keşif çalışması” olduğu iddiasıyla, “silahlı örgüt üyeliği” suçundan yargılanıyor. Mahkeme heyeti, gerekçesini daha sonra açıklamak üzere Aslan’ın beraatına hüküm verdi. 17 Mart 2021: Ocak 2018 - Mart 2018 tarihleri arasında Sendika.rg’da yayımlanan haberler nedeniyle “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla hakkında dava açılan Ali Ergin Demirhan’ın üçüncü duruşması İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ali Ergin Demirhan, “Bu dava siyasi konjonktüre göre açılmıştır” dedi. Mahkeme, Ali Ergin Demirhan’a “cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 7 bin TL adli para cezası verdi. 17 Mart 2021: Enver Aysever, hakkındaki bir soruşturma kapsamında karakolda ifade verdikten sonra sosyal medya paylaşım- 9 Çağdaş Gazeteciler Derneği ları nedeniyle hakkında çıkarılmış yakalama kararı gerekçesiyle gözaltına alındı. Aysever, ifadesinin ardından serbest bırakıldı. 18 Mart 2021: Cumhuriyet gazetesi muhabiri Hazal Ocak, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Olcay Büyüktaş, Yazı İşleri Müdürü İpek Özbey ve foto-muhabiri Vedat Arık’ın “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” ve “özel hayatın gizliliğini ihlal” iddiasıyla İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Boğaz’da Kaçak Var” başlıklı haber nedeniyle yargılandıkları duruşmada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un davaya katılma talebinin kabulüne ve dosyanın esas hakkında mütalaanın hazırlanması için savcılığa gönderilmesine karar verildi. 24 Mart 2021: Perihan Kaya hakkında sosyal medya paylaşımları, telefon görüşmeleri ve gizli tanık beyanları gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Perihan Kaya’ya “örgüt propagandası yapmak” suçu uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Kaya’nın daha önce benzer suç işlediği gerekçesiyle ceza ertelenmedi. 26 Mart 2021: Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin Fetullah Gülen, Zekeriya Öz, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu 76 sanığın yargılandığı davada karar çıktı. Tutuklu eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer, “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Heyet, tutuklu eski subay Muharrem Demirkale’yi “Anayasa’yı ihlal” ve “kasten öldürmeye yardım” suçlarından iki kez müebbet hapisle cezalandırdı. Heyet, tutuklu Okan Şimşek ve Veysal Şahin ile hakkında adli kontrol kararı bulunan tutuksuz sanık eski Trabzon İl Jandarma Komutanı sanık Ali Öz’ü “kasten öldürme” suçundan 25’er yıl, “resmi belgede sahtecilik” suçundan 3 yıl dörder ay hapis cezasına çaptırdı, tutuklu sanık Ercan Gün’e FETÖ kapsamında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 10 yıl hapis cezası verdi. Heyet, tutuksuz sanık eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ve dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç hakkında “ihmali davranışla öldürme” suçundan beraat, “kamu görevini ihmal” suçundan haklarındaki dava dosyasının zaman aşımı nedeniyle düşürülmesi kararı verdi. Heyet, tutuksuz sanık eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun ve dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah hakkındaki dava dosyasının zaman aşımı nedeniyle düşürülmesini hükmetti. Mahkeme heyeti, haklarında yakalama kararı bulunan firari Fetullah Gülen, Adem Yavuz Arslan, Ekrem Dumanlı, Coşgun Çakar, Halil İbrahim Koca, Mehmet Akif Yılmaz, Mehmet Faruk Mercan, Metin Canbay, Ömer Faruk Kartın, Serkan Şahan, Yılmaz Angın, Yunus Yazar ve Zekeriya Öz’ün savunmalarının alınamamış olması nedeniyle dosyalarının ayrılmasına karar verdi. Mahkeme, cinayetin FETÖ/PDY’nin amaçları doğrultusunda işlendiği kanaatiyle, Ogün Samast, Erhan Tuncel, Yasin Hayal ve Tuncay Uzundal hakkında “FETÖ üyeliği” suçundan, savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Ayrıca 6 sanık hakkında daha tutuklama kararı verildi. Dink ailesi, “Hrant Dink’in tabutuna omuz vermiş dostlarımızın da gücüyle; anlama, anlatma çabamızı ve hukuk mücadelemizi asla bırakmayacağız. Ta ki tüm mekanizma açığa çıkarılıp bir daha kullanılmayacak hale getirilene kadar” açıklaması yaptı. 31 Mart 2021: Nagehan Alçı’nın bir köşe yazısı nedeniyle “sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle alenen hakaret” suçlamasıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşması bugün İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Nagehan Alçı’ya “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” suçundan 7 bin 80 TL para cezası verildi. 10 Medya İzleme Raporu - Mart, 2021 31 Mart 2021: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, çeşitli televizyon kanallarına katılan aralarında gazetecilerin de olduğu yorumcuları “Mesela, Necdet Saraç, Şaban Sevinç, Ali Haydar Fırat, Hakan 03 Tehdit, Hakaret, Hedef Gösterme, Şiddet Bayrakçı, Orhan Bursalı ve Sevilay Yılman’a varıncaya kadar farklı televizyon ekranlarda CHP’nin hem sözcülüğünü hem seçim kulisi yapan ücretli tetikçilere üzülüyorum, durmadan yırtınıp kendilerini paralıyorlar.” sözleriyle hedef aldı. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yıllardır hazırlanan “İnsan Hakları Eylem Planını”, 2 Mart’ta, “Özgür Birey, Güçlü Toplum; Daha Demokratik Bir Türkiye” sloganı ile açıkladı. Konuşmasında; ifade ve basın özgürlüğü alanı için üç cümle ayırdı. Son cümlesinde, “İfade ve basın özgürlüğüne ilişkin standartları yükseltmek için gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasına yönelik tedbirler alıyoruz” dedi. “Gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılması” vaadi için dile getirmediği bir kavram, daha sonra yayınlanan kitapçıkta dikkat çekti: “İfade ve basın özgürlüğünün önemli bir parçası olan ‘gazeteci güvenliğiBasın özgürlüğü alanında yeni bir kavram: GAZETECİ GÜVENLİĞİ! 11 Çağdaş Gazeteciler Derneği nin’ esas olmasına ve gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasına yönelik tedbirler alınacaktır.” Hukuk kurallarının sık sık değişmemesi, haklar ve sorumluluklar alanında belirli bir standardın oturmasına işaret eden “hukuk güvenliğine” benzeyen yepyeni bir kavram hediye edildi, basın özgürlüğü alanına: “Gazeteci güvenliği” Örneklerine ancak dış dünyada rastlanılan “gazeteci güvenliği,” orada olduğu gibi Türkiye’de de aynı soruna, Erdoğan’ın sözleriyle “gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasına…” işaret ediyordu. Ancak Erdoğan konuşmasında, “gazeteci güvenliği” kavramını kullanmayı tercih etmedi. Bu yeni kavram, ilk gününde “kâğıt üstünde kaldı.” Erdoğan, “gazetecilerin mesleki faaliyetlerin kolaylaştırılmasını,” “İnsan Hakları Eylem Planı” doğrultusunda bir “adım” olarak anlattıktan altı gün sonra gazeteci Levent Gültekin, canlı yayında gündemi yorumlamak için gittiği Halk TV’nin önünde, İstanbul’un kalabalık bir meydanında 20-25 kişilik bir grubun tekmeli-tokatlı saldırısına uğradı. Bir gün sonra, Eylem Planı’nın sahibi olarak nitelendirilebilecek Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, “gazeteci güvenliğinin öneminden, verilecek eğitimlerden” bahsetti. Gültekin’in saldırıya uğradığı günün sabahında, yani eylem planı açıklamasından altı gün sonra; gazetecilerin yargılandığı bir dava sonuçlandı. Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız ve Tele1 TV Ankara Temsilcisi İsmail Dükel, “haber kaynaklarıyla yaptıkları görüşmeler” üzerinden, “yasaklanan bilgileri temin etmek veya açıklamakla” suçlandılar. Yıldız 3 yıl 7 ay 10 gün, İsmail Dükel ise 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Erdoğan’ın “gazetecilerin mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak” vaadi, Levent Gültekin örneğinde olduğu gibi sokağa inmedi. Kağıtlara yazılan “gazeteci güvenliği,” Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel örneğinde olduğu gibi mahkemelerin de çok uzağında kaldı. Kâğıt üstünde kalan vaatlerin, yine kâğıt üstünde kalan insan hakları eylem planlarına, ideallere, hedeflere bir etkisinin olmadığı bir kez daha görüldü. Daha ilk haftada yaşananlar, kâğıt üstüne yazılanların; insan hakları, basın ve ifade özgürlüğü alanındaki yetersizliğin ilanından ibaret kalacağı kuşkusunu artırdı. 12 Medya İzleme Raporu - Mart, 2021 12 Mart 2021: Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), 2020 yılında dünya çapında toplam 65 gazeteci ve medya çalışanın görevi başındayken öldürüldüğünü bildirdi. Rapora göre, mart 2021 itibarıyla dünya genelinde en az 229 basın mensubu, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezaevlerinde bulunuyor. Türkiye cezaevlerindeki 67 gazeteci ile dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi konumunda. Türkiye’yi 23 gazeteci ile Çin, 20 gazeteci ile Mısır takip ediyor. Afrika ülkelerinden Eritre’de 16 gazeteci ve Suudi Arabistan’da da 14 gazeteci demir parmaklıklar ardında bulunuyor. 23/24/25 Mart 2021: DİSK Basın-İş, toplu iş sözleşmesi yetkisi olmamasına rağmen protokol imzaladığı Artı TV ve Artı Gerçek yönetimin bu süreçte öne çıkan gazeteci ve işçileri işten çıkardığını iddia etti. Açıklamada, 7 kişinin istifaya zorlandığı, 50’den fa04 Gazetecilik ve Gazetecinin Çalışma Yaşamı zla kişinin sözleşmesinin feshedilerek işten çıkartılmak istendiği ve gazete personelinin 4 yıldır zamsız çalıştırıldığı belirtildi. Açıklama sonrasında sendikanın işyeri temsilcisi Cenk Kolçak, ücretsiz izne çıkarıldı. Yönetim ise “Yaşanan süreçten rahatsızlık duyan arkadaşlarımızı bir kez daha dinlemek, temel noktalarda uzlaşıp işyeri barışını yeniden sağlayarak ortak mücadelemize devam etmek amacındayız” açıklaması yaptı. 24 Mart 2021: Gazeteci Mustafa Hoş, kurucusu olduğu YouTube kanalı Babıali TV’nin yayın hayatına son verdiğini, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda duyurdu. 26 Mart 2021: Cumhuriyet Gazetesi, son dönemde adı CHP’li belediyeler ile yaptığı etkinlik ve kurslardan aldığı ücret ile gündeme gelen Enver Aysever’in yazılarına son verdi. 13 Çağdaş Gazeteciler Derneği 30 Mart 2021: Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin, 2018 yılının Aralık ayında yürürlüğe giren Basın Kartı Yönetmeliği’nin bazı hükümlerinin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemli Danıştay’da açtığı davada İdari Dava Daireleri Kurulu’ndan karar çıktı. Kurul, basın kartlarının verilme ve iptal edilme kriterlerini hukuku uygun bulunmadı; muğlak ve keyfi nitelikte olduğunu bildirdi. Aynı şekilde basın mensupları dışında devlet kurumlarının basınla ilgili birimlerinde çalışanlara kart verilmesinde kriterlerin ‘hukuki belirlilik’ ilkesine aykırılık taşıdığı kaydedilerek, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin itirazlarını haklı bulup sekiz hükmün yürütmesini durdurdu.

 

 

31 Mart 2021: Covid-19 kapsamında aşılanacak öncelikli gruplar arasına gazeteciler de alındı. Ancak uygulamada ‘basın kartı’ şartı konuldu. Gazetecilik örgütleri, özellikle internet medyasında çalışan basın emekçilerinin basın sigortası yaptıramadığı; bununla birlikte basın kuruluşlarının teknik bölümlerinde çalışanların aynı şekilde basın kartına sahip olmamasından kaynaklı bu haktan yararlanamamasına tepki gösterdi. 14 Medya İzleme Raporu - Mart, 2021 05 Manipülasyon İlke İhlalleri Ekonomiyi iyi gösterme çabası Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ağır ekonomik buhran, iktidara yakın medya tarafından bu ay da görülmemeye devam etti. Gazetelerin, ekonomide yaşanan negatif gelişmelere yönelik “perdeleme” çabası ile “uçuyoruz” manşetleri adeta birbirini kovaladı. Yeni Şafak gazetesi, 2 Mart’ta “Dünya küçüldü Türkiye büyüdü” başlıklı bir haberi sürmanşetten yayımladı. Haberde, “Türkiye, 2020’nin son çeyreğinde yüzde 5.9 büyüdü. Böylece Kovid-19 salgınının tüm dünya ekonomisini çökerttiği yılı Türkiye, yüzde 1.8 büyümeyle kapattı” denildi. Türkiye gazetesi de aynı haberi “Pandemiye rağmen büyüyen iki ülkeden birisi olduk” başlığıyla verdi. Haberde ise “Türkiye, pandeminin damga vurduğu 2020’de Çin’le birlikte büyüyen tek ülke oldu. Yatırımlar, 10 yılın zirvesine ulaştı. Üretime, istihdama, ihracata dayalı kaliteli bir büyüme oluştu” ifadelerine yer verildi. Akşam gazetesi birinci sayfasından yayımladığı “Büyümede fark attık / Türkiye’yi bir tek Çin geçti” başlıklı haberinde, “Türkiye ekonomisi 2020’nin son Mart ayı, Türkiye'de toplum hayatı, politika, ekonomi, kültür gibi pek çok başlıkta yaşanan kritik gelişmelerin öne çıktığı bir ay oldu. HDP'ye açılan kapatma davası, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi, Merkez Bankası Başkanı'nın görevden alınması ve ardından ekonomide yaşanan çöküş, sembol "Gezi Parkı"- na vakıflar aracılığıyla el konulması gibi pek çok önemli gelişme, sadece birkaç gün içinde ülke gündemini baştan aşağı değiştirdi. İktidara yakın medya yine AKP güdümlü yayın politikaları çerçevesinde neredeyse her gelişmede manipülasyonu bir "aktarım aracı" olarak kullanmaya devam etti ve halkın haber alma hakkına dönük ağır ihlâllerde bulundu.

 

 

 

15 Çağdaş Gazeteciler Derneği çeyreğinde yüzde 5.9; genelinde ise yüzde 18 büyüyerek dünya devlerini geride bıraktı” ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “ekonomi reform” paketi de 13 Mart ve 14 Mart tarihlerinde iktidara yakın gazetelerde aynı yorumla haberleştirildi. Türkiye gazetesi, manşetten verdiği haberde “Reform paketinden büyük müjdeler / Küçük esnaf devrimi”; Yeni Akit “Bu paket Türkiye’yi şahlandıracak”; Milat Gazetesi de “Sağlam rota” manşetlerini attı. Faiz sorunsalı ve Naci Ağbal... Ekonomik göstergeleri bir kez daha altüst eden gelişmeler, Merkez Bankası’nın 18 Mart Perşembe günü yaptığı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini yüzde 17’den yüzde 19’a çıkartmasıyla başladı. Bu kararın ardından dolar Türk lirası karşısında düşüş eğilimine girerken, 20 Mart’ta Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, “faizi enflasyonun sebebi olarak gören” Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından görevden alındı. Erdoğan’ın hafta sonuna denk gelen bu kararı sonrası 22 Mart pazar günü Türk Lirası 1 gecede yüzde 15 değer kaybetti; 1 dolar 7.20 TL’den 8.48 TL’ye fırladı. 1 Euro 10 lirayı geçti. Yapılan müdahaleyle dolar ancak 7.90 TL’ye kadar geriletilebilirken, 30 Mart’ta Erdoğan’ın bu kez Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Murat Çetinkaya’yı görevden aldığı duyuruldu. Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla dolar yeniden 8.44 TL’ye yükseldi. Türkiye ekonomisinde yaşanan söz konusu negatif gelişmelerde Yeni Şafak gazetesinin üstlendiği etkin rol ise dikkati çekti. 18 Mart’ta henüz Naci Ağbal başkanlığındaki son PPK toplantısı yapılmamışken “Faizi kim istiyor?” manşetiyle çıkan Yeni Şafak, “Türkiye, yüzde 17 faizle dünyanın en yüksek faiz veren ülkelerinin başında geliyor. Ancak faiz lobisi, üretici, ihracatçı, tüketici, yatırımcı, tüccar ve esnafın şikâyetçi olduğu bu yüksek faizlerle bile yetinmiyor. Merkez Bankası, bugünkü toplantısını yine ‘faiz artır’ baskıları altında yapacak. İş dünyası, ‘Bu faiz sarmalından kurtulmalıyız’ diyor” ifadelerini kullandı. Yeni Şafak, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 19’a çıkarmasının ardından bu kez doğrudan Başkan Naci Ağbal’ı hedef göstererek “Bu operasyonu kim adına çektiniz?” manşetini attı. Haberde ise “Dünya, ekonomideki faiz etkisini azaltmaya çalışırken Türkiye’de Merkez Bankası, 83 milyonun sesine kulak tıkayarak faizi yüzde 17’den yüzde 19’a çıkardı. Piyasa beklentisinin bile üzerinde yapılan 200 baz puanlık müdahale, ekonomik gerekçelerle izah edilemeyen bir faiz artışı oldu. Merkez Bankası’nın Türkiye’nin büyümesini frenleyecek bu operasyonu kim veya kimler adına ve hangi amaçla çektiği merak ediliyor” denildi. Erdoğan, bu manşetten yalnızca saatler sonra Başkan Ağbal’ı görevden aldı. Erdoğan’ın kararı 20 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlandı. Erdoğan, Ağbal’ın yerine Yeni Şafak Gazetesi Yazarı da olan eski AKP Milletvekili Şahap Kavcıoğlu’nu atadı. Doların önlenemez yükselişi karşısında 23 Mart’ta Yeni Şafak yeniden “faiz lobisi” haberlerine sarıldı. “Yine kur saldırısı” başlıklı birinci sayfa haberinde Yeni Şafak, “Merkez Bankası’ndaki değişimi fırsat bilen faiz lobisi, kur saldırısı başlattı. Dolar 8.47 lirayı, Avro 10,08 lirayı test etti” ifadelerine yer verildi. Yeni Akit de benzer bir bakışla “Ağbal’ın görevden alınması ve İstanbul Sözleşmesi’nin feshi kaos lobilerini harekete geçirdi / Küresel eşkıyalardan kur saldırısı” sürmanşetiyle çıktı. Haberde, “ABD ve İngiltere merkezli para baronları, Asya borsaları üzerinden kur silahıyla saldırdı.” denildi. Gelişmeleri 26 Mart’ta manşetten gören ve “Felaket tellalları yine kaybetti” diyen Türkiye gazetesinin bu manşetinden bir gün sonra dolar 8,13 TL’ye yükseldi. 28 Mart’ta 8,16 bandında seyreden dolar, 29 Mart’ta 8,18’lere çıktı; 30 Mart’ta yeniden 8.45’e ulaştı. Naci Ağbal’ın görevden alınmasını ardından yaşanan ekonomik krizin önünü geçme çabası televizyon ekranlarına da farklı şekilde yansıdı. Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Yiğit Bulut, daha önce rastlanmamış şekilde bir gün içinde en az 6 farklı kanala (TRT Haber, Haber Türk, CNN Türk, Haber Global, A Haber, A Para) bağlandı ve Ağbal’ın görevden alınma kararını savundu. İstanbul Sözleşmesi bir gecede tek imzayla feshedildi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ı görevden alma 16 Medya İzleme Raporu - Mart, 2021 kararıyla eş zamanlı bir başka önemli gelişme de Türkiye’nin 2011 yılında ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararıydı. TBMM’nin çıkardığı kanunla yürürlüğe giren bir uluslararası sözleşmeden Cumhurbaşkanı kararıyla çıkılıp çıkılamayacağı tartışma konusu olurken, Erdoğan kararı, “başkanlık sisteminin” kendisine verdiği yetkiye dayanarak aldığını duyurdu. İstanbul Sözleşmesi’nin tek taraflı feshine giden süreçte uzun yıllardır bazı medya kuruluşları tarafından ısrarla sürdürülen kadın düşmanı yayınların etkili olması da dikkati çekti. Yeni Akit gazetesi, 9 Mart’ta manşetten yayımladığı “Kadına şiddeti körükleyen, yuvaları yıkan İstanbul Sözleşmesi iptal edilsin / Caniyi ve feminaziyi o sözleşme besliyor” başlıklı haberinde, “CHP, HDP ve İYİ Parti’nin başını çektiği nifak ittifakı hayat karartan, yuva yıkan ve ailenin temeline dinamit koyan Batı menşeili yasaları ayakta tutmak için olağanüstü bir gayret gösteriyor. Zillet ittifakının hep bir ağızdan seslendirdiği ‘İstanbul Sözleşmesi uygulansın’ nakaratı her münferit olay sonrası önümüze çıkartılıyor. Türk aile sistemine uymayan yapısıyla kadına şiddeti ve cinayetleri körükleyen o sözleşme feminaziler için fon, muhalefet için siyasi rant kapısı olmaya devam ediyor” ifadelerine yer verdi. Erdoğan’ın sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinin ardından 21 Mart’ta Yeni Akit, “Milletin sesine kulak vererek İstanbul Sözleşmesi’ni fesheden Başkan Erdoğan’a teşekkür yağıyor / Fesat sözleşmesinden kurtulduk” manşetini attı. Haberde ise “Türk aile yapısını dinamitleyen, erkek ile kadını birbirine düşman eden ve LGBTİ sapkınlığına zemin hazırlayan Haçlı dayatması İstanbul Sözleşmesi, tarihin tozlu sayfalarına karıştı. Aile içi şiddeti körükleyen ve hepimizin yüreğini yakan kadın cinayetlerinin artmasına sebebiyet veren İstanbul Sözleşmesi, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yürürlükten kaldırıldı. 2011’den bu yana uygulanan ve sayısız mağduriyetlere yol açan sözleşmenin feshi, kamuoyunda sevinçle karşılanırken Erdoğan’a dua ve teşekkür yağdı” ifadelerine yer verildi. Yeni Şafak, haberi birinci sayfasından gördü ancak manşeti CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun fesih kararına ilişkin eleştirileri üzerinden atmayı tercih etti. “Türkiye İstanbul Sözleşmesi’ni feshetti” başlıklı haberde, “Türkiye, eşcinselliği meşrulaştırdığı ve aileye zarar verdiği gerekçesiyle eleştiri konusu olan İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldı. Fesih kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla dün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi” denildi. Gazetenin manşetinde ise Kılıçdaroğlu’nun hedef alındığı “Önce CHP’deki kadınları tacizden koru” başlığı yer aldı. Haberde, “CHP’de kadınlara yönelik taciz ve tecavüzlere gözlerini kapatan Kılıçdaroğlu, İstanbul Sözleşmesi’ne sarıldı. Kılıçdaroğlu, sözleşmenin feshiyle kadınların hakları ellerinden alınıyormuş gibi ‘Sizin hakkınızı, hukukunuzu her yerde sonuna kadar savunacağım’ dedi. Ancak CHP’deki tecavüzcüler korunmaya, kadın mağdurların sayısı artmaya devam ediyor” denildi. Türkiye gazetesi ise “Hem kadın hem aile korunacak” manşetiyle verdiği “İstanbul Sözleşmesi’nin feshi” haberinde, “LGBT’yi meşrulaştıran sözleşmenin yerini kadını ve aile yapımızı savunan kanunlar alacak” ifadelerini kullandı. Aydınlık gazetesi, “Türkiye, Batı’nın dayatmasına teslim olmadı / İstanbul Sözleşmesi çürütür Cumhuriyet hukuku yaşatır” manşetiyle çıktı. Haberde ise “Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılmasını değerlendiren Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkanı Meltem Ayvalı, “Atlantik merkezli yozlaşmaya tavır aldık. Karar, Türkiye’nin içine girdiği devrimci dönemle uyumludur. Kadına şiddeti önleyecek gerçek çözümleri ve programı konuşma olanağı bulduk’ dedi” ifadelerine yer verildi. Milli Gazete de “Aile yapımızı derinden sarsmasının yanında gayri ahlâki durumların da önünü açan İstanbul Sözleşmesi’nden geri adım atıldı / Milli Gazete’nin mücadelesi sonuç verdi!” manşetini atarken, haberde “Toplumun büyük kesimi tarafından tepkiyle karşılanan İstanbul Sözleşmesi, Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla kaldırıldı. İstanbul Sözleşmesi’nin iptali için Milli Gazete büyük bir mücadele örneği sergilemişti” denildi. Milat Gazetesi, “Kutuplaşmayı artıran İstanbul Sözleşmesi’nin yerine değerlerimize dönelim / Güçlü aile” manşetini attı. Haberde ise “Ailenin çökertilmesini eksen alan, cinsiyetsizliği savunan, kadın kavramını her platformda istismar eden İstanbul Sözleşmesi, Başkan Erdoğan’ın imzasını taşıyan Cumhurbaşkanı 1




Kaynak: mkhaber

Editör: Ali Tarık Hatipoğlu



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SOKAĞIN SESİ Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • PİŞMİŞ KELLE
    PİŞMİŞ KELLE
  • MUSTAFA KEMAL AKP'LİLERİ KORKUTTU
    MUSTAFA KEMAL AKP'LİLERİ KORKUTTU
  • ETHEM SARISÜLÜK VURULDUĞU YERDE ANILDI
    ETHEM SARISÜLÜK VURULDUĞU YERDE ANILDI
  • DÜŞMAN KARDEŞLER
    DÜŞMAN KARDEŞLER
  • ATDAN DÜŞTÜ,CUMHURBAŞKANI OLDU
    ATDAN DÜŞTÜ,CUMHURBAŞKANI OLDU
  1. PİŞMİŞ KELLE
  2. MUSTAFA KEMAL AKP'LİLERİ KORKUTTU
  3. ETHEM SARISÜLÜK VURULDUĞU YERDE ANILDI
  4. DÜŞMAN KARDEŞLER
  5. ATDAN DÜŞTÜ,CUMHURBAŞKANI OLDU
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • ZOR ÖLÜM
    resim yok
  • KILIÇDAROĞLU "KORONA..."
    resim yok
  • ATATÜRK
    resim yok
  • Türkiye-Almanya Turgay Şeren anısına
    resim yok
  • ORDU'DA SOKAĞIN DİLİ
    resim yok
  • Harmandalı
    resim yok
  1. ZOR ÖLÜM
  2. KILIÇDAROĞLU "KORONA..."
  3. ATATÜRK
  4. Türkiye-Almanya Turgay Şeren anısına
  5. ORDU'DA SOKAĞIN DİLİ
  6. Harmandalı
VİDEO GALERİ
YUKARI